palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yüzbaşı Celal (Ciltli)

    Yayınevi : Ötüken Neşriyat
    ISBN :9786254084713
    Sayfa Sayısı :114
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 21.00
    Basım Yılı :2023
    290,00 ₺
    232,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Burhan Cahit Morkaya’nın ilk kez 1933 yılında yayımlanan Yüzbaşı Celal’i, I. Dünya Savaşı yıllarında Sina ve Filistin Cephesi’nde asker olarak görev yapan, romanla aynı isimli kahramanın hikâyesini okurlarla buluşturuyor. Türk askerinin zorlu savaş yılları boyunca gerek cephede gerekse cephe gerisinde ne tür zorluk ve ihanetlerle yüzleşmek zorunda kaldığını görünür kılan Yüzbaşı Celal, aynı zamanda devrin yönetici kadrolarına, sosyal ve politik atmosferine dair içerisinde ciddi eleştiriler de barındıran bir eser. “Biz Arabistan denilen ülkenin idaresini üstümüze aldığımız günden beri en temiz kuvvetlerimizi israf etmeye başladık… Hiçbir şey almadan bu çöllere mütemadiyen verdik… Türk’ün gıdasından kestik, Arap’ı besledik... Bu aşiret reisleri biliyor musunuz, mevhum bir şerafet ve muhayyel bir hilafet ismini nadide bir cevher gibi satarak sarayın kaç torba altınını çekmişlerdir. Bu altınlar ki her biri Anadolu’da bir Türk köylüsünün sattığı bakırı, bir kızının mezada çıkan sırmalı gelin yorganı bedeli olarak toplanmıştır.”
    Burhan Cahit Morkaya’nın ilk kez 1933 yılında yayımlanan Yüzbaşı Celal’i, I. Dünya Savaşı yıllarında Sina ve Filistin Cephesi’nde asker olarak görev yapan, romanla aynı isimli kahramanın hikâyesini okurlarla buluşturuyor. Türk askerinin zorlu savaş yılları boyunca gerek cephede gerekse cephe gerisinde ne tür zorluk ve ihanetlerle yüzleşmek zorunda kaldığını görünür kılan Yüzbaşı Celal, aynı zamanda devrin yönetici kadrolarına, sosyal ve politik atmosferine dair içerisinde ciddi eleştiriler de barındıran bir eser. “Biz Arabistan denilen ülkenin idaresini üstümüze aldığımız günden beri en temiz kuvvetlerimizi israf etmeye başladık… Hiçbir şey almadan bu çöllere mütemadiyen verdik… Türk’ün gıdasından kestik, Arap’ı besledik... Bu aşiret reisleri biliyor musunuz, mevhum bir şerafet ve muhayyel bir hilafet ismini nadide bir cevher gibi satarak sarayın kaç torba altınını çekmişlerdir. Bu altınlar ki her biri Anadolu’da bir Türk köylüsünün sattığı bakırı, bir kızının mezada çıkan sırmalı gelin yorganı bedeli olarak toplanmıştır.”
    >