Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yusuf ile Züleyha İnsan Yayınları

    Yayınevi : İnsan Yayınları
    Yazar : Molla Cami
    ISBN :9786057133540
    Sayfa Sayısı :324
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 x 21,00
    Basım Yılı :2022
    315,00 ₺
    267,75 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Hz. Yusuf (a.s.) ile Züleyha kıssası başta Fars edebiyatı olmak üzere klasik Türk, Urdu, Keşmir-Hint edebiyatlarında da önemli bir yere sahiptir. Elinizdeki eser klasik Fars edebiyatının son büyük şairi kabul edilen Molla Câmî'nin büyük mesnevi külliyatında (Heft Evreng) yer alan yedi kitabından biridir. Beşerî aşkı, insanın ilahi aşkı bulmasında bir basamak olarak gören ve anlattığı tüm sevda hikâyelerini bu büyük geçişe adayan Molla Câmî, Yusuf ile Züleyha temasıyla okuyucusunu âşıkların kanlı gözyaşlarıyla sulanmış uçsuz bucaksız aşk çayırlarında gezdirir. Oradaki her bir çiçekten bir koku estiğinde bize o çiçeğin bittiği yeri sulayan Züleyha'nın gözyaşlarını hatırlatır ve maşukun her bir cilvesine canlar feda eden o âşıklar bezminde Züleyha'yı hakettiği bir âşıkane coşkunlukla anar. Zira onun dizelerinde Züleyha insanın özlem ve iştiyak dolu ruhunun bir sembolüdür. Yusuf ise ilahi güzelliğin bir kıvılcımı. Ve ruh ilk olarak bir kıvılcımın ardına düşmüştür güneşe yol bulmak için. Molla Câmî bu kıssa özelinde mecazi olanla hakiki olan aşkı birbirine uzak da olsalar hâl hatır soran akrabalar olarak görür. Bazen de dizelerin tonu asileşir ve aradaki fark gece ve gündüz gibi hissettirilir. Feleğin bu durduraksız dönüşü hep aşkın sevdasındandır Şu fitne dolu cihan hep aşkın kavgasındandır.
    Hz. Yusuf (a.s.) ile Züleyha kıssası başta Fars edebiyatı olmak üzere klasik Türk, Urdu, Keşmir-Hint edebiyatlarında da önemli bir yere sahiptir. Elinizdeki eser klasik Fars edebiyatının son büyük şairi kabul edilen Molla Câmî'nin büyük mesnevi külliyatında (Heft Evreng) yer alan yedi kitabından biridir. Beşerî aşkı, insanın ilahi aşkı bulmasında bir basamak olarak gören ve anlattığı tüm sevda hikâyelerini bu büyük geçişe adayan Molla Câmî, Yusuf ile Züleyha temasıyla okuyucusunu âşıkların kanlı gözyaşlarıyla sulanmış uçsuz bucaksız aşk çayırlarında gezdirir. Oradaki her bir çiçekten bir koku estiğinde bize o çiçeğin bittiği yeri sulayan Züleyha'nın gözyaşlarını hatırlatır ve maşukun her bir cilvesine canlar feda eden o âşıklar bezminde Züleyha'yı hakettiği bir âşıkane coşkunlukla anar. Zira onun dizelerinde Züleyha insanın özlem ve iştiyak dolu ruhunun bir sembolüdür. Yusuf ise ilahi güzelliğin bir kıvılcımı. Ve ruh ilk olarak bir kıvılcımın ardına düşmüştür güneşe yol bulmak için. Molla Câmî bu kıssa özelinde mecazi olanla hakiki olan aşkı birbirine uzak da olsalar hâl hatır soran akrabalar olarak görür. Bazen de dizelerin tonu asileşir ve aradaki fark gece ve gündüz gibi hissettirilir. Feleğin bu durduraksız dönüşü hep aşkın sevdasındandır Şu fitne dolu cihan hep aşkın kavgasındandır.
    >