Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yaşamaklar

    Yayınevi : Everest Yayınları
    Yazar : Caner Almaz
    ISBN :9786051856650
    Sayfa Sayısı :176
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 x 19,50
    Basım Yılı :2021
    210,00 ₺
    168,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “Seni bağışladım. Artık sen de benim gibi yalnızsın. Seni affettim. Artık ben de senin gibi yalnızım.” Aynı düşüncelerle aynı yöne bakıp aynı şeyleri hissederken bile yalnızlığın ağırlığından kurtulamayan Kenan ve Füsun, geçmişin kırıklarını onarıp hayatın çatlaklarını kırılgan bir inançla doldurmaya çalışırken birbirinde teselli bulamamanın çaresizliğiyle yüzleşiyor. Berikinin hikâyesinden sızan acı ötekinin ayağına dolanıyor; ötekinin ruhunu kemiren hasret berikinin kanadını kırıyor. Sevmek yetmiyor; koca dünya bir ev, iki eksik bir tamam etmiyor: Her tanrı bir gün gömülüyor. Caner Almaz, beraber yürünen yolların, bugünün ilacını geçmişte arayanların, herkesten çok kendisiyle konuşanların, hevesleri korkularında boğulanların, mağdur edildikçe zalimleşip bağışladıkça kendine kalanların hikâyesine taze bir nefes katıyor ilk romanıyla: “Nasıl oluyor bu yaşamaklar, insanlar hayatı nasıl atlatıyor?” “İçim ağrıyordu, bunu kimseye anlatamazdım. İş çıkışı anneme uğradım. Yatağında bir tüy gibi, öylesine narin yatıyordu. Baş ağrılarından şikâyet etti. ‘Anne,’ dedim, ‘Füsun gitti.’ Bana uzun uzun baktı. Öyle şefkatle baktı ki ağlayasım geldi. ‘Gitmemiştir oğlum, içinde bir yerlere saklanmıştır. Öyle kolay gidilir mi?’” (Tanıtım Bülteninden)
    “Seni bağışladım. Artık sen de benim gibi yalnızsın. Seni affettim. Artık ben de senin gibi yalnızım.” Aynı düşüncelerle aynı yöne bakıp aynı şeyleri hissederken bile yalnızlığın ağırlığından kurtulamayan Kenan ve Füsun, geçmişin kırıklarını onarıp hayatın çatlaklarını kırılgan bir inançla doldurmaya çalışırken birbirinde teselli bulamamanın çaresizliğiyle yüzleşiyor. Berikinin hikâyesinden sızan acı ötekinin ayağına dolanıyor; ötekinin ruhunu kemiren hasret berikinin kanadını kırıyor. Sevmek yetmiyor; koca dünya bir ev, iki eksik bir tamam etmiyor: Her tanrı bir gün gömülüyor. Caner Almaz, beraber yürünen yolların, bugünün ilacını geçmişte arayanların, herkesten çok kendisiyle konuşanların, hevesleri korkularında boğulanların, mağdur edildikçe zalimleşip bağışladıkça kendine kalanların hikâyesine taze bir nefes katıyor ilk romanıyla: “Nasıl oluyor bu yaşamaklar, insanlar hayatı nasıl atlatıyor?” “İçim ağrıyordu, bunu kimseye anlatamazdım. İş çıkışı anneme uğradım. Yatağında bir tüy gibi, öylesine narin yatıyordu. Baş ağrılarından şikâyet etti. ‘Anne,’ dedim, ‘Füsun gitti.’ Bana uzun uzun baktı. Öyle şefkatle baktı ki ağlayasım geldi. ‘Gitmemiştir oğlum, içinde bir yerlere saklanmıştır. Öyle kolay gidilir mi?’” (Tanıtım Bülteninden)
    >