Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yağmur Sıkıntısı

    Yazar : Oktay Rifat
    ISBN :9789750815782
    Sayfa Sayısı :380
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14.00 x 21.00
    Basım Yılı :2021
    380,00 ₺
    285,00 ₺
    Toplu Oyunlar
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Yağmur Sıkıntısı, şiirlerinin yanı sıra yazdığı romanlar ve tiyatro oyunları da ilgiyle karşılanan Oktay Rifat'ın (1914-1988) bütün oyunlarını bir araya getiriyor: "Kadınlar Arasında ya da Fettah Paşalar", "Birtakım İnsanlar", "Atlarla Filler ya da Dirlik Düzenlik", "Çil Horoz", " Yağmur Sıkıntısı". Gerek romanlarında gerek oyunlarında, ekonomik ve kültürel alanda toplumda yaşanan değer değişimlerinin bireyler üzerindeki etkilerini irdeleyen Oktay Rifat'tan şair işi oyunlar... "Bir duman içindeyim ben de. Günüm güne, gecem geceye benzemiyor. Yatakta gözlerim faltaşı gibi açık, ayakta uykuda gibi. Yemiyorum, içiyorum. Dövse beni okşamış gibi geliyor. Kovsa beni çağırıyor diyorum. Surat asıyor, gülümsediğini sanıyorum. Bağırıyor, işte gönlümü alıyor, diye düşünüyorum. Sevmekle düşmanlık karıştı. Küçük Hanım'ı kızdığım için seviyorum, karımı acıdığım için dövüyorum. Gülmekle ağlamayı ayıramaz oldum. Ellerimin biri bende, biri onda. O bakınca görüyorum. Duyarsa işitiyorum. Ağzım açık, onu öpsem kapanabilir. Kollarım sarkık yalnız ona sarılabilir.

    Yağmur Sıkıntısı, şiirlerinin yanı sıra yazdığı romanlar ve tiyatro oyunları da ilgiyle karşılanan Oktay Rifat'ın (1914-1988) bütün oyunlarını bir araya getiriyor: "Kadınlar Arasında ya da Fettah Paşalar", "Birtakım İnsanlar", "Atlarla Filler ya da Dirlik Düzenlik", "Çil Horoz", " Yağmur Sıkıntısı". Gerek romanlarında gerek oyunlarında, ekonomik ve kültürel alanda toplumda yaşanan değer değişimlerinin bireyler üzerindeki etkilerini irdeleyen Oktay Rifat'tan şair işi oyunlar... "Bir duman içindeyim ben de. Günüm güne, gecem geceye benzemiyor. Yatakta gözlerim faltaşı gibi açık, ayakta uykuda gibi. Yemiyorum, içiyorum. Dövse beni okşamış gibi geliyor. Kovsa beni çağırıyor diyorum. Surat asıyor, gülümsediğini sanıyorum. Bağırıyor, işte gönlümü alıyor, diye düşünüyorum. Sevmekle düşmanlık karıştı. Küçük Hanım'ı kızdığım için seviyorum, karımı acıdığım için dövüyorum. Gülmekle ağlamayı ayıramaz oldum. Ellerimin biri bende, biri onda. O bakınca görüyorum. Duyarsa işitiyorum. Ağzım açık, onu öpsem kapanabilir. Kollarım sarkık yalnız ona sarılabilir.

    >