Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Uzaklar 2 - Antarktika

    Yazar : Osman Atasoy
    ISBN :9786254296246
    Sayfa Sayısı :560
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :17,00 x 23,00
    Basım Yılı :2024
    1000,00 ₺
    800,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Güney Okyanusu... Denizlerin Everest’i Horn Burnu arkamızda kaldı. Uzaklar II bir hayalin peşinde Antarktika’ya doğru iniyor. Vardiyayı Sibel’e devredip günlerdir üzerimden çıkarmadığım fırtına giysileri ve ıslak çizmelerle kamaranın tabanına uzanıyorum. Teknenin üzerinden aşan dalgaların sesi top atılmış gibi kulaklarımda yankılanırken düşünüyorum, “Tanrım bu yol böyle biter mi? Haydi bitti diyelim. Bunun bir de dönüşü var!” Ama koruyucu meleğimiz bu yolda da bizi yalnız bırakmıyor. Uzaklar II ve mürettebatı Antarktika’ya giden ilk Türk teknesi ve denizcileri oluyor. Dönüş yoluna yeni bir hayalle yelken basıyoruz: Türkiye’nin Antarktika’da bir bilim üssü olmalı! Bu hayal de gerçekleşirken bir gün yolumuz bir şamanın seremonisine düşüyor. Şaman davulunu çalmaya başlıyor. O gece öleceğimi düşünüyorum. Uyandığımda şaşkınım. “Meğer zihnimizin yarattığı bir rüyanın içindeymişiz; münasebetsiz ama bazen güzel bir rüya...” diyorum Sibel’e. Her şey gibi bu kitap da o rüya âlemine ait. Onu okurken, aslında rüyanızın içinde beliren bir başka rüyayı izliyor olacaksınız. Ama güzel bir rüyayı.

    Güney Okyanusu... Denizlerin Everest’i Horn Burnu arkamızda kaldı. Uzaklar II bir hayalin peşinde Antarktika’ya doğru iniyor. Vardiyayı Sibel’e devredip günlerdir üzerimden çıkarmadığım fırtına giysileri ve ıslak çizmelerle kamaranın tabanına uzanıyorum. Teknenin üzerinden aşan dalgaların sesi top atılmış gibi kulaklarımda yankılanırken düşünüyorum, “Tanrım bu yol böyle biter mi? Haydi bitti diyelim. Bunun bir de dönüşü var!” Ama koruyucu meleğimiz bu yolda da bizi yalnız bırakmıyor. Uzaklar II ve mürettebatı Antarktika’ya giden ilk Türk teknesi ve denizcileri oluyor. Dönüş yoluna yeni bir hayalle yelken basıyoruz: Türkiye’nin Antarktika’da bir bilim üssü olmalı! Bu hayal de gerçekleşirken bir gün yolumuz bir şamanın seremonisine düşüyor. Şaman davulunu çalmaya başlıyor. O gece öleceğimi düşünüyorum. Uyandığımda şaşkınım. “Meğer zihnimizin yarattığı bir rüyanın içindeymişiz; münasebetsiz ama bazen güzel bir rüya...” diyorum Sibel’e. Her şey gibi bu kitap da o rüya âlemine ait. Onu okurken, aslında rüyanızın içinde beliren bir başka rüyayı izliyor olacaksınız. Ama güzel bir rüyayı.

    >