Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Tekniklerde İcat

    Yayınevi : İnka Yayınları
    ISBN :9786057066466
    Sayfa Sayısı :240
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 19.50
    Basım Yılı :2024
    429,00 ₺
    386,10 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Canguilhem ve Deleuze gibi isimler için önemli olduğu, hatta onları etkilediği bilinen Gilbert Simondon'un düşüncesi son yıllarda dünya çapında yeniden ilgi görmeye başladı. Bu derlemede, onu tamamlayan diğer derslerle birlikte yayımladığımız 1968 tarihli meşhur “Tekniklerin İcadı ve Gelişimi” isimli ders, 1958 tarihli “Teknik Nesnelerin Varoluş Modalitesi” isimli incelemeyi, çizimler ve engin bir tarihsel bakış sunarak epeyce zenginleştiriyor. Teknik nesneyi hem yapısı ve işlevi hem de jenezi ve icadı bakımından inceliyor. Bu bakış açısı, insanlığın gelişiminde ve tarihinde teknolojinin yerini belirlememizi ve teknolojinin kendi “dışsal” sosyo-ekonomik nedenlerinden ilkesel özerkliğini, hatta belli dönemlerde bilimden bağımsız oluşunu açığa çıkarmamızı sağlar: teknoloji salt bilimin uygulanması değildir. Teknik nesnenin özerkliğini temin eden icattır: “Teknik yaratımlar icat sayesinde ortaya çıkar,” (1971). Bu ifadeyi güçlü bir tez olarak ele almak gerekir, ki icadın yaratıcılık veya keşif ile karıştırılmaması ve sorun-çözme süreci olarak incelenmesi gerektiğini öne sürer. “Yeninin işlevine” dair bu inceleme, tekniklerin gelişimini ve tarihini anlamak açısından elzemdir.
    Canguilhem ve Deleuze gibi isimler için önemli olduğu, hatta onları etkilediği bilinen Gilbert Simondon'un düşüncesi son yıllarda dünya çapında yeniden ilgi görmeye başladı. Bu derlemede, onu tamamlayan diğer derslerle birlikte yayımladığımız 1968 tarihli meşhur “Tekniklerin İcadı ve Gelişimi” isimli ders, 1958 tarihli “Teknik Nesnelerin Varoluş Modalitesi” isimli incelemeyi, çizimler ve engin bir tarihsel bakış sunarak epeyce zenginleştiriyor. Teknik nesneyi hem yapısı ve işlevi hem de jenezi ve icadı bakımından inceliyor. Bu bakış açısı, insanlığın gelişiminde ve tarihinde teknolojinin yerini belirlememizi ve teknolojinin kendi “dışsal” sosyo-ekonomik nedenlerinden ilkesel özerkliğini, hatta belli dönemlerde bilimden bağımsız oluşunu açığa çıkarmamızı sağlar: teknoloji salt bilimin uygulanması değildir. Teknik nesnenin özerkliğini temin eden icattır: “Teknik yaratımlar icat sayesinde ortaya çıkar,” (1971). Bu ifadeyi güçlü bir tez olarak ele almak gerekir, ki icadın yaratıcılık veya keşif ile karıştırılmaması ve sorun-çözme süreci olarak incelenmesi gerektiğini öne sürer. “Yeninin işlevine” dair bu inceleme, tekniklerin gelişimini ve tarihini anlamak açısından elzemdir.
    >