Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Taşınmazların Teminat Amaçlı İnançlı İşlemle Devri

    Yayınevi : Seçkin Yayıncılık
    ISBN :9789750257797
    Sayfa Sayısı :175
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24 cm
    Basım Yılı :2019
    455,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Taşınmazların Teminat Amaçlı İnançlı İşlemle Devri

    Ekonomik hayatın gereksinimleri karşısında kanunda düzenlenen teminat araçlarının yetersizliği, tarafları yeni teminat arayışına yöneltmiş; böylece inanç anlaşması ve mülkiyetin devri unsurunu bünyesinde barındıran teminat amaçlı inançlı işlemler uygulamada kendisine geniş bir yer edinmiştir. Taşınmazları konu edinen inançlı işlemlerde aynî bir teminat olan mülkiyet, inanan tarafından inanılana devredilmekte; inanılan ise teminatın konusunu oluşturan temel borç ilişkisindeki borç vadesinde ödendiğinde inançlı işleme konu taşınmazı inanana iade etmektedir. Burada inanılanın taşınmazı iade edeceği yönündeki inanç, işlemin temelini oluşturmaktadır.

    Kendine özgü (sui generis) nitelik taşıyan inanç anlaşmaları hukuk sistemimizde pozitif bir düzenlemeye sahip değildir. Bu durum taşınmaz mülkiyetinin devrinin sebebe bağlılığı ve tapu sicil memurlarının mülkiyet devrinin konusunun tapuda inanç anlaşması olarak gösterilmesi önünde engel oluşturan tutumuyla birleştiğinde, devrin sebebinin satış sözleşmesi başta olmak üzere bağışlama vb. nedenler altında gösterilmesine yol açmıştır. Tarafların inanç anlaşmasında üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde tapu kütüğünün düzeltilmesi davası olarak Yargıtay'ın önüne sıklıkla gelen inançlı işlemler, muvazaa başta olmak üzere lex commissoria yasağı gibi bir takım geçersizlik halleriyle karşılaşmış; ancak inanç sözleşmesinin özünde tarafların, üçüncü bir kişiyi aldatma kastı taşımaması, tarafların gerçek iradesinin taşınmazı gerçekten devretme yönünde olması ve yanlış belirtme zarar verme ilkesi doğrultusunda inançlı işlemlerin geçerli birer hukukî işlem olduğu Yargıtay tarafından da kabul edilerek bu yönde içtihatlar gelişmiştir.

    Konu Başlıkları
    Taşınmaz Mülkiyetinin Devrine İlişkin İnançlı İşlemlerin Unsurları, Çeşitli Hukuki Kurum ve İşlemlerle Karşılaştırması
    Taşınmaz Mülkiyetin Devrini Konu Edinen Teminat Amaçlı İnançlı İşlemlerin Geçerliliği
    Tarafların İnanç Anlaşmasından Doğan Yükümlülükleri

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Taşınmazların Teminat Amaçlı İnançlı İşlemle Devri

    Ekonomik hayatın gereksinimleri karşısında kanunda düzenlenen teminat araçlarının yetersizliği, tarafları yeni teminat arayışına yöneltmiş; böylece inanç anlaşması ve mülkiyetin devri unsurunu bünyesinde barındıran teminat amaçlı inançlı işlemler uygulamada kendisine geniş bir yer edinmiştir. Taşınmazları konu edinen inançlı işlemlerde aynî bir teminat olan mülkiyet, inanan tarafından inanılana devredilmekte; inanılan ise teminatın konusunu oluşturan temel borç ilişkisindeki borç vadesinde ödendiğinde inançlı işleme konu taşınmazı inanana iade etmektedir. Burada inanılanın taşınmazı iade edeceği yönündeki inanç, işlemin temelini oluşturmaktadır.

    Kendine özgü (sui generis) nitelik taşıyan inanç anlaşmaları hukuk sistemimizde pozitif bir düzenlemeye sahip değildir. Bu durum taşınmaz mülkiyetinin devrinin sebebe bağlılığı ve tapu sicil memurlarının mülkiyet devrinin konusunun tapuda inanç anlaşması olarak gösterilmesi önünde engel oluşturan tutumuyla birleştiğinde, devrin sebebinin satış sözleşmesi başta olmak üzere bağışlama vb. nedenler altında gösterilmesine yol açmıştır. Tarafların inanç anlaşmasında üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde tapu kütüğünün düzeltilmesi davası olarak Yargıtay'ın önüne sıklıkla gelen inançlı işlemler, muvazaa başta olmak üzere lex commissoria yasağı gibi bir takım geçersizlik halleriyle karşılaşmış; ancak inanç sözleşmesinin özünde tarafların, üçüncü bir kişiyi aldatma kastı taşımaması, tarafların gerçek iradesinin taşınmazı gerçekten devretme yönünde olması ve yanlış belirtme zarar verme ilkesi doğrultusunda inançlı işlemlerin geçerli birer hukukî işlem olduğu Yargıtay tarafından da kabul edilerek bu yönde içtihatlar gelişmiştir.

    Konu Başlıkları
    Taşınmaz Mülkiyetinin Devrine İlişkin İnançlı İşlemlerin Unsurları, Çeşitli Hukuki Kurum ve İşlemlerle Karşılaştırması
    Taşınmaz Mülkiyetin Devrini Konu Edinen Teminat Amaçlı İnançlı İşlemlerin Geçerliliği
    Tarafların İnanç Anlaşmasından Doğan Yükümlülükleri

    >