Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Türklerin Küçük Kardeşleri Süryaniler

    Yayınevi : Paradigma Yayınları
    ISBN :9786257881920
    Sayfa Sayısı :220
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24 cm
    Basım Yılı :2020
    350,00 ₺
    315,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinin sancılarını çekenler, hiç şüphesiz sadece Türkler değildi. Osmanlı Devleti’nde “millet” iken Cumhuriyet döneminde “azınlık” haline gelen grupların, tarihi süreç içinde devletten birçok istekleri/şikâyetleri oldu. Bu istek ya da şikâyetler kimi zaman çözümlenirken kimi zaman da uluslararası platformda dile geldi. Bu durum etnisite ve azınlık kavramlarına olan ilginin artmasına ve bunun sonucunda da konu ile ilgili çalışmaların çeşitlenmesine neden oldu.

    Ulus-devletin inşa edildiği bir dönemde, Türkiye’nin geçirdiği tüm sorunlara vatandaş olarak tanıklık eden Süryaniler, “azınlık” ya da “vatandaş” kavramlarının hiçbirinde kendilerini bulamadılar ki bu durum Süryanilerin, tüm dünyada “mazlum millet” olarak tanınmasının yolunu açtı.

    Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’nin, siyasi arenada, yalnız bırakılmak istenmesine taban oluşturan Ermeni sorununa benzer bir tablo ortaya koyan Süryani diasporası, özellikle yurtdışında faaliyet göstermektedir. Ermeni sorununa destek bulabilmek adına, “Süryani Soykırımı” gibi bir iddianın Türkiye’nin gündemine gelmesi var olan düğümü daha da çözülemez hale getirmektedir. Bu süreçte hem toplum hem de devlet olarak atılan adımların gelecekte bir arada yaşama olgusuna olumlu ya da olumsuz katkı sunacağına şüphe yoktur.

    Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinin sancılarını çekenler, hiç şüphesiz sadece Türkler değildi. Osmanlı Devleti’nde “millet” iken Cumhuriyet döneminde “azınlık” haline gelen grupların, tarihi süreç içinde devletten birçok istekleri/şikâyetleri oldu. Bu istek ya da şikâyetler kimi zaman çözümlenirken kimi zaman da uluslararası platformda dile geldi. Bu durum etnisite ve azınlık kavramlarına olan ilginin artmasına ve bunun sonucunda da konu ile ilgili çalışmaların çeşitlenmesine neden oldu.

    Ulus-devletin inşa edildiği bir dönemde, Türkiye’nin geçirdiği tüm sorunlara vatandaş olarak tanıklık eden Süryaniler, “azınlık” ya da “vatandaş” kavramlarının hiçbirinde kendilerini bulamadılar ki bu durum Süryanilerin, tüm dünyada “mazlum millet” olarak tanınmasının yolunu açtı.

    Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’nin, siyasi arenada, yalnız bırakılmak istenmesine taban oluşturan Ermeni sorununa benzer bir tablo ortaya koyan Süryani diasporası, özellikle yurtdışında faaliyet göstermektedir. Ermeni sorununa destek bulabilmek adına, “Süryani Soykırımı” gibi bir iddianın Türkiye’nin gündemine gelmesi var olan düğümü daha da çözülemez hale getirmektedir. Bu süreçte hem toplum hem de devlet olarak atılan adımların gelecekte bir arada yaşama olgusuna olumlu ya da olumsuz katkı sunacağına şüphe yoktur.

    >