palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Söz Sandığım

    Yayınevi : İthaki Yayınları
    ISBN :9786052652206
    Sayfa Sayısı :112
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,00 x 19,50
    Basım Yılı :2023
    150,00 ₺
    120,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Birleşip dağılıyor kelimeler. Gözlerimize bakıyor, elimizi tutuyor, yakamızdan çekiştiriyor ve saçımızı okşuyor her biri. Tok bir sesten yayılıyor sözler etrafa. Birleşip sakince bütünlüyorlar parçaları. Sonrası birbirine bağlı tren rayları. Merve Koçak Kurt, Söz Sandığım ile tekrar merhaba diyor okura. İşaretparmağını göğsüne koyup içeriyi işaret ediyor. Şiirsel söyleyişi ve özenli kurgusuyla bambaşka bir bakış açısı vadediyor Söz Sandığım. “Sanki bir uçurumun kenarındayım. Oysa daha az önce sokakları adımlıyor, aralara dalıyordum. Adlarını öğrenmesem olmaz; ‘Ayarcıbaşı Sokak’, ‘Müneccimbaşı Sokak’, ‘Nevcihan Sokak’, ‘Hacıbakkal Sokak’... Acaba hangi sokakta yaşamıştı? Nasıl gidip gelmişti karşıdaki işine? Şu –güz ayına bile direnen– begonvillere bakıp ne demişti? Aşiyan’ın terasından uzanıp açmış mıydı kalbini yüzüne göğün? O yokuşlu merdivenlerde sarılmış mıydı yanındakine? ‘Beni çok sev...’ demiş miydi ona da? ‘Kadınım...’ demiş miydi?”

    Birleşip dağılıyor kelimeler. Gözlerimize bakıyor, elimizi tutuyor, yakamızdan çekiştiriyor ve saçımızı okşuyor her biri. Tok bir sesten yayılıyor sözler etrafa. Birleşip sakince bütünlüyorlar parçaları. Sonrası birbirine bağlı tren rayları. Merve Koçak Kurt, Söz Sandığım ile tekrar merhaba diyor okura. İşaretparmağını göğsüne koyup içeriyi işaret ediyor. Şiirsel söyleyişi ve özenli kurgusuyla bambaşka bir bakış açısı vadediyor Söz Sandığım. “Sanki bir uçurumun kenarındayım. Oysa daha az önce sokakları adımlıyor, aralara dalıyordum. Adlarını öğrenmesem olmaz; ‘Ayarcıbaşı Sokak’, ‘Müneccimbaşı Sokak’, ‘Nevcihan Sokak’, ‘Hacıbakkal Sokak’... Acaba hangi sokakta yaşamıştı? Nasıl gidip gelmişti karşıdaki işine? Şu –güz ayına bile direnen– begonvillere bakıp ne demişti? Aşiyan’ın terasından uzanıp açmış mıydı kalbini yüzüne göğün? O yokuşlu merdivenlerde sarılmış mıydı yanındakine? ‘Beni çok sev...’ demiş miydi ona da? ‘Kadınım...’ demiş miydi?”

    >