Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Salkım Hanım'ın Taneleri

    ISBN :9786256417618
    Sayfa Sayısı :160
    Baskı Sayısı :21
    Ebatlar :13,50 x 19,50
    Basım Yılı :2023
    250,00 ₺
    212,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    İkinci Dünya Savaşı’nın buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadolu’dan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri... Bu çalkantılı dönemde, Salkım Hanım’ın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri... Varlık Vergisi’nin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garı’ndan Aşkale’ye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler… Türkiye’nin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, daha çok da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız… Varlık Vergisi’ni en iyi anlatan kitaplardan biri olan Salkım Hanım’ın Taneleri, yazıldığı günden bu yana çok sayıda okura ulaştı, aynı adlı sevilen bir filme ve pek çok başka hikâyeye ilham verdi. “İkinci fincanı Ester’e verdi; kendi fincanını alarak sofanın en geniş koltuğuna oturdu. Hatır ve hayalden geçmeyen macera yorgunluklarına benzer bir oturuştu bu. Bakışlarında sert bir çıkışma isteği kadar seviyeli bir ahbaplık arzusu da hissediliyordu. Dargınlık giderir gibi kahvesini içti: – Fransızcanızda, insana mesuliyet hissettiren bir telaffuz var Behçet Bey. Beni şaşırttınız. – Dikkatinize teşekkür ederim Madam! Türkçenizde manayı tesadüfe bırakmayan bir keskinlik hissettim...”
    İkinci Dünya Savaşı’nın buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadolu’dan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri... Bu çalkantılı dönemde, Salkım Hanım’ın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri... Varlık Vergisi’nin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garı’ndan Aşkale’ye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler… Türkiye’nin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, daha çok da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız… Varlık Vergisi’ni en iyi anlatan kitaplardan biri olan Salkım Hanım’ın Taneleri, yazıldığı günden bu yana çok sayıda okura ulaştı, aynı adlı sevilen bir filme ve pek çok başka hikâyeye ilham verdi. “İkinci fincanı Ester’e verdi; kendi fincanını alarak sofanın en geniş koltuğuna oturdu. Hatır ve hayalden geçmeyen macera yorgunluklarına benzer bir oturuştu bu. Bakışlarında sert bir çıkışma isteği kadar seviyeli bir ahbaplık arzusu da hissediliyordu. Dargınlık giderir gibi kahvesini içti: – Fransızcanızda, insana mesuliyet hissettiren bir telaffuz var Behçet Bey. Beni şaşırttınız. – Dikkatinize teşekkür ederim Madam! Türkçenizde manayı tesadüfe bırakmayan bir keskinlik hissettim...”
    >