Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Rua, Dam, Vale

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    ISBN :9789754707748
    Sayfa Sayısı :263
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 20.00
    Basım Yılı :2021
    390,00 ₺
    331,50 ₺
    Bütün Eserleri
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Bütün romanlarımın en şenliklisi, şu hergelenin cingözüdür. Karmaşık ve esritici oluşunu ne sürgün, ne yokluk, ne özlem etkiledi. 1927 yazında Pomeranya Körfezi’nin kumsallarında yaratıldı, ertesi kış Berlin’de kuruldu ve orada, 1928 yazında tamamlandıktan sonra ekim başlarında, sürgün Rusların yayımevi ‘Slovo’ tarafından Korol’, Dama, Valet adıyla yayımlandı. Yirmi sekiz yaşındaydım. Aralıklı olarak Berlin’de yaşıyordum. Bazı başka aklıbaşında insanlarla birlikte, on yıl dolmadan konuksever, pişman, salkım salkım çiçek açmış bir Rusya’ya hep birlikte döneceğimizden emindik. (...) Rua, Dam Vale’nin konusu yabancı sayılacak bir konu değil elbette. Hatta korkarım, o iki değerli insan, Balzac’la Dreiser, onları utanmadan ti’ye aldığımı ileri süreceklerdir - ama yemin ediyorum, o saçma sapan ürünlerini o yıllarda henüz okumamıştım ve bugün bile o selvi ağaçlarının dibinde neler anlattıklarını anlamış değilim. Ne de olsa, Charlotte Humbert’in kocası da suçsuz sayılmazdı. (...) Romanın adı sorununa gelince. Hepsi kör olan o üç saraydan çıkma kâğıdı tuttum, küçük bir per attım. Bana dağıtılacak iki yeni kart kumarımı haklı çıkarabilir, çünkü bu oyunda talihim yaver gitmiştir hep. Sımsıkı, daracık, yakından, yakıcı sigara dumanının arasından bir file -bir kenar beliriyor: Kurbağa yüreği, Rus pokerindeki deyimiyle. Ve çan sesleri! Umudum, elleri full’ler, kentlerle dolu eski oyun arkadaşlarımın blöf yaptığımı sanmaları.”

    “Bütün romanlarımın en şenliklisi, şu hergelenin cingözüdür. Karmaşık ve esritici oluşunu ne sürgün, ne yokluk, ne özlem etkiledi. 1927 yazında Pomeranya Körfezi’nin kumsallarında yaratıldı, ertesi kış Berlin’de kuruldu ve orada, 1928 yazında tamamlandıktan sonra ekim başlarında, sürgün Rusların yayımevi ‘Slovo’ tarafından Korol’, Dama, Valet adıyla yayımlandı. Yirmi sekiz yaşındaydım. Aralıklı olarak Berlin’de yaşıyordum. Bazı başka aklıbaşında insanlarla birlikte, on yıl dolmadan konuksever, pişman, salkım salkım çiçek açmış bir Rusya’ya hep birlikte döneceğimizden emindik. (...) Rua, Dam Vale’nin konusu yabancı sayılacak bir konu değil elbette. Hatta korkarım, o iki değerli insan, Balzac’la Dreiser, onları utanmadan ti’ye aldığımı ileri süreceklerdir - ama yemin ediyorum, o saçma sapan ürünlerini o yıllarda henüz okumamıştım ve bugün bile o selvi ağaçlarının dibinde neler anlattıklarını anlamış değilim. Ne de olsa, Charlotte Humbert’in kocası da suçsuz sayılmazdı. (...) Romanın adı sorununa gelince. Hepsi kör olan o üç saraydan çıkma kâğıdı tuttum, küçük bir per attım. Bana dağıtılacak iki yeni kart kumarımı haklı çıkarabilir, çünkü bu oyunda talihim yaver gitmiştir hep. Sımsıkı, daracık, yakından, yakıcı sigara dumanının arasından bir file -bir kenar beliriyor: Kurbağa yüreği, Rus pokerindeki deyimiyle. Ve çan sesleri! Umudum, elleri full’ler, kentlerle dolu eski oyun arkadaşlarımın blöf yaptığımı sanmaları.”

    >