Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Politika ve Sorumluluk

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    ISBN :9789750532665
    Sayfa Sayısı :327
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 19.50
    Basım Yılı :2022
    440,00 ₺
    374,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Dünyanın gidişatına müdahil olma istemi anlamında politikanın irtifa kaybettiği zamanlardan geçiyoruz. Neoliberalizm “çağında” iktisadi akıl, politik olanı geriletiyor, sulandırıyor. Politik düşüncenin ve eylemin akışına ket vuran bu süreç, politikanın alâmetifarikası olan karşılıklı konuşmanın ve dinlemenin imkânsızlaştığı bir eşiği zorlamakta. İçine sürüklendiği bu darboğazdan çekip alabilmek için politikayı yeniden düşünmeye ihtiyaç var. Nilgün Toker Kılınç’ın bu kitapta bir araya gelen yazılarının amacı da tam olarak bu: Politikayı düşünmeye, politikayı dert etmeye davet! Bu davete damgasını vuran bir saik, “adalet” nosyonudur. Hayatın zapturapt altına alındığı, söylemlerin istikrarsızlaştığı, hazır kalıpların düşünce ve eylemin içini boşalttığı bir zamanda politikayı düşünmek, Nilgün Toker Kılınç’a göre, aynı zamanda adalet üzerine düşünmektir. “Özgürlük”, adaleti yeniden düşünmek ve inşa etmekle mümkündür. Adalet politikanın kurucu ilkesi olarak bir arada yaşama arzusunun da asli dayanağıdır. Adil bir toplumda, özgür bir birey olarak, diğer insanlarla bir arada yaşama koşulunun sorumlulukla olan bağlantısı, politikayı “sorumluluk” temelinde düşünmeye teşvik edecektir. “Eşitlik”, “dünya”, “hak”, “özgürlük”, “eylem”, “adalet” gibi temel kavramların sorumluluk duygusuyla anlam kazanması, politikanın bugün neredeyse unutulmuş olan “etik” boyutunu da gözler önüne serer: Dünyaya karşı insan olmamız hasebiyle sorumluyuzdur. Nilgün Toker Kılınç’ın umutlu sesinde, bu sorumluluk bilinci yankılanıyor.
    Dünyanın gidişatına müdahil olma istemi anlamında politikanın irtifa kaybettiği zamanlardan geçiyoruz. Neoliberalizm “çağında” iktisadi akıl, politik olanı geriletiyor, sulandırıyor. Politik düşüncenin ve eylemin akışına ket vuran bu süreç, politikanın alâmetifarikası olan karşılıklı konuşmanın ve dinlemenin imkânsızlaştığı bir eşiği zorlamakta. İçine sürüklendiği bu darboğazdan çekip alabilmek için politikayı yeniden düşünmeye ihtiyaç var. Nilgün Toker Kılınç’ın bu kitapta bir araya gelen yazılarının amacı da tam olarak bu: Politikayı düşünmeye, politikayı dert etmeye davet! Bu davete damgasını vuran bir saik, “adalet” nosyonudur. Hayatın zapturapt altına alındığı, söylemlerin istikrarsızlaştığı, hazır kalıpların düşünce ve eylemin içini boşalttığı bir zamanda politikayı düşünmek, Nilgün Toker Kılınç’a göre, aynı zamanda adalet üzerine düşünmektir. “Özgürlük”, adaleti yeniden düşünmek ve inşa etmekle mümkündür. Adalet politikanın kurucu ilkesi olarak bir arada yaşama arzusunun da asli dayanağıdır. Adil bir toplumda, özgür bir birey olarak, diğer insanlarla bir arada yaşama koşulunun sorumlulukla olan bağlantısı, politikayı “sorumluluk” temelinde düşünmeye teşvik edecektir. “Eşitlik”, “dünya”, “hak”, “özgürlük”, “eylem”, “adalet” gibi temel kavramların sorumluluk duygusuyla anlam kazanması, politikanın bugün neredeyse unutulmuş olan “etik” boyutunu da gözler önüne serer: Dünyaya karşı insan olmamız hasebiyle sorumluyuzdur. Nilgün Toker Kılınç’ın umutlu sesinde, bu sorumluluk bilinci yankılanıyor.
    >