palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Öteki Mem

    Yayınevi : SRC Kitap
    Yazar : İlhami Sidar
    ISBN :9786255999368
    Sayfa Sayısı :255
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 21.00
    Basım Yılı :2025
    270,00 ₺
    216,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Bu kitapta, Gaia Studio bünyesinde yola çıkan ve şiirin menzilini göz alabildiğince Bu kez özgün bir anlatıyla sesleniyor okura. Memê Alan Destanı’ndan yola çıkıp Ahmedê Xani’nin Mem û Zin mesnevisinin esiniyle kaleme alınan Öteki Mem, geleneksel anlatının postmodern tekniklerle kesiştiği noktadan sesleniyor bize. Daha doğrusu, gölge anlatıcı Garzanî sesleniyor. Bir solukta değil; döne dolaşa, düşünerek ve sorgulayarak, biraz da gülümseyerek okunacak, kült bir yapıt olmaya aday bir kitap Öteki Mem. Mağrip ülkesinin hükümdarı Memê Alan, Cizre şehri yakınlarına vardıklarında, Beyli’yi Mağrip ülkesine uğurlarken, “Benden haber alamazsanız dönüp gel ve ne olup bittiğini öğren” diye tembihlememiş miydi? Yoksa Beyli sözünün eri, sadık bir arkadaş değil miydi, onu yaban ellerde kaderine mi terk etmişti? Sırtlarını duvara verip oğullarının arkasından üzgün ve kederli bakan Mem’in çilekeş annesi, yaşlı babası ve amcaları dört gözle gönüllerin azizinin yolunu gözlemiyorlar mıydı? Sahi ne oldu onlara, onlardan neden bir daha hiç ses çıkmadı? Mem ve Zin öldükten sonra Cizre Botan şehrinde neler olup bitti, müfsid Bekir’in yaptıkları yanına kâr mı kaldı yoksa, Mir Ezdin, vicdanıyla hesaplaşmadı mı? Ya Tajdin ve kardeşleri, Sitî, Mir Şem, onlar ne yaptılar? Garzanî hâlâ orada uzanmış bir ölü gibi yatıyor, şu hâlde ne beni duyabilir ne de bu sorularınıza bir yanıt verebilir. Ama ben onun, şu sorularınıza ne cevap vereceğini az çok kestirebiliyorum. İzniniz var değil mi, peki!
    Bu kitapta, Gaia Studio bünyesinde yola çıkan ve şiirin menzilini göz alabildiğince Bu kez özgün bir anlatıyla sesleniyor okura. Memê Alan Destanı’ndan yola çıkıp Ahmedê Xani’nin Mem û Zin mesnevisinin esiniyle kaleme alınan Öteki Mem, geleneksel anlatının postmodern tekniklerle kesiştiği noktadan sesleniyor bize. Daha doğrusu, gölge anlatıcı Garzanî sesleniyor. Bir solukta değil; döne dolaşa, düşünerek ve sorgulayarak, biraz da gülümseyerek okunacak, kült bir yapıt olmaya aday bir kitap Öteki Mem. Mağrip ülkesinin hükümdarı Memê Alan, Cizre şehri yakınlarına vardıklarında, Beyli’yi Mağrip ülkesine uğurlarken, “Benden haber alamazsanız dönüp gel ve ne olup bittiğini öğren” diye tembihlememiş miydi? Yoksa Beyli sözünün eri, sadık bir arkadaş değil miydi, onu yaban ellerde kaderine mi terk etmişti? Sırtlarını duvara verip oğullarının arkasından üzgün ve kederli bakan Mem’in çilekeş annesi, yaşlı babası ve amcaları dört gözle gönüllerin azizinin yolunu gözlemiyorlar mıydı? Sahi ne oldu onlara, onlardan neden bir daha hiç ses çıkmadı? Mem ve Zin öldükten sonra Cizre Botan şehrinde neler olup bitti, müfsid Bekir’in yaptıkları yanına kâr mı kaldı yoksa, Mir Ezdin, vicdanıyla hesaplaşmadı mı? Ya Tajdin ve kardeşleri, Sitî, Mir Şem, onlar ne yaptılar? Garzanî hâlâ orada uzanmış bir ölü gibi yatıyor, şu hâlde ne beni duyabilir ne de bu sorularınıza bir yanıt verebilir. Ama ben onun, şu sorularınıza ne cevap vereceğini az çok kestirebiliyorum. İzniniz var değil mi, peki!
    >