Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Orta Asya Türk Tarihinin Kaynakları

    Yazar : Varis Çakan
    ISBN :9786254175732
    Sayfa Sayısı :288
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16,00 x 23,50
    Basım Yılı :2025
    360,00 ₺
    324,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Tarih, geçmişte cereyan eden olayları sebep ve neticeleri ile inceleyen bir bilimdir. Bu durumda akla gelen ilk soru, geçmişteki olayların öğrenilmesinin ve öğretilmesinin faydasının ne olacağıdır. Bu soruya verilecek cevapların başında, “Geçmiş olayların bilinmesi, içinde bulunduğumuz çağın iyi değerlendirilmesine ve geleceğe ışık tutulmasına katkıda bulunur.” görüşü gelmektedir. Tarih, insanlığın sosyal ve siyasi konularda doğru karar vermesini sağlar. Bunun içindir ki eskiden bütün hükümdarlar tarih okurlar ve çocuklarına da okuturlardı. Çünkü toplumu idare etmek veya yönetmek için gerekli olan bilgiler, en çok tarih sayesinde elde edilebilir. İnsan; dün, bugün ve yarından ibaret üç boyutun içinde yaşar. Tarihin asıl konusunu bu üç boyut içinde yaşananlar teşkil ettiğinden, insanlığın geleceğine yönelik en isabetli öngörüyü tarihçiler yapabilir. Bunun için tarih, çok eski zamanlardan beri milletlerin geleceğine ışık tutan çok önemli bir bilim dalı olarak kabul edilmiştir. Bir millet ve devletin varlığını devam ettirebilmesinin ilk şartı, tarih şuuruyla oluşan birlik ve beraberliktir. Bu husus, Türkler için çok daha büyük önem taşımaktadır. Millet olarak varlığımızı sürdürmemizin temelinde; kendimizi iyi bilmemiz, güçlü bir tarih şuuruna sahip olmamız yatmaktadır. Tarih şuurunun oluşması için elbette tarih eserlerine ihtiyaç vardır. İyi bir tarihî eserin ortaya çıkması için de bilgi esastır ve o da güvenilir kaynaklardan elde edilir. Kaynak ise tarihteki çeşitli dönemlerde çeşitli devletler ve milletlere ait olan insan topluluklarının geçmişini aksettiren türlü eserlerden oluşur. Biz, tarihin herhangi bir dönemindeki herhangi bir millet veya devletle ilgili olan bir konuyu ele aldığımızda kaynaklara müracaat etmek zorundayız. Çünkü kaynak, insaniyet tarihi ile ilgili her türlü bilgiyi doğrudan ve açık bir şekilde verme özelliğine sahiptir. Elinizdeki bu kitapta işte bu özelliklere sahip türlü kaynaklar dokuz bölüm hâlinde ele alınarak incelenmektedir.
    Tarih, geçmişte cereyan eden olayları sebep ve neticeleri ile inceleyen bir bilimdir. Bu durumda akla gelen ilk soru, geçmişteki olayların öğrenilmesinin ve öğretilmesinin faydasının ne olacağıdır. Bu soruya verilecek cevapların başında, “Geçmiş olayların bilinmesi, içinde bulunduğumuz çağın iyi değerlendirilmesine ve geleceğe ışık tutulmasına katkıda bulunur.” görüşü gelmektedir. Tarih, insanlığın sosyal ve siyasi konularda doğru karar vermesini sağlar. Bunun içindir ki eskiden bütün hükümdarlar tarih okurlar ve çocuklarına da okuturlardı. Çünkü toplumu idare etmek veya yönetmek için gerekli olan bilgiler, en çok tarih sayesinde elde edilebilir. İnsan; dün, bugün ve yarından ibaret üç boyutun içinde yaşar. Tarihin asıl konusunu bu üç boyut içinde yaşananlar teşkil ettiğinden, insanlığın geleceğine yönelik en isabetli öngörüyü tarihçiler yapabilir. Bunun için tarih, çok eski zamanlardan beri milletlerin geleceğine ışık tutan çok önemli bir bilim dalı olarak kabul edilmiştir. Bir millet ve devletin varlığını devam ettirebilmesinin ilk şartı, tarih şuuruyla oluşan birlik ve beraberliktir. Bu husus, Türkler için çok daha büyük önem taşımaktadır. Millet olarak varlığımızı sürdürmemizin temelinde; kendimizi iyi bilmemiz, güçlü bir tarih şuuruna sahip olmamız yatmaktadır. Tarih şuurunun oluşması için elbette tarih eserlerine ihtiyaç vardır. İyi bir tarihî eserin ortaya çıkması için de bilgi esastır ve o da güvenilir kaynaklardan elde edilir. Kaynak ise tarihteki çeşitli dönemlerde çeşitli devletler ve milletlere ait olan insan topluluklarının geçmişini aksettiren türlü eserlerden oluşur. Biz, tarihin herhangi bir dönemindeki herhangi bir millet veya devletle ilgili olan bir konuyu ele aldığımızda kaynaklara müracaat etmek zorundayız. Çünkü kaynak, insaniyet tarihi ile ilgili her türlü bilgiyi doğrudan ve açık bir şekilde verme özelliğine sahiptir. Elinizdeki bu kitapta işte bu özelliklere sahip türlü kaynaklar dokuz bölüm hâlinde ele alınarak incelenmektedir.
    >