Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Neyt - Asi Çakıltaşı Serisi 3

    Yayınevi : Dokuz Yayınları
    ISBN :9786052050484
    Sayfa Sayısı :720
    Baskı Sayısı :4
    Ebatlar :13.5x21
    Basım Yılı :2019
    470,00 ₺
    352,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Şafak tüm ışıklarını yaktı.
    Güneş, akşamüstü intihar etti.
    İçimde büyüttüğüm kız çocuğunun elini tutup 
    benden uzaklaşmaya başladığında, 
    uzun boyu kadar derin bir kuyunun önünde durmuş, 
    kuyunun dibinde ölmüş güneşin sönmüş cesedini izliyordum. 
    Beklediği kişi gelmediğinden ölemeyen o insandım; 
    ölüm döşeği yaşadıklarımdı. 
    Suya düşen yansımama bakıyordum. 
    Boğuluyordum, ölmek nedir bilmiyordum.
    Yanıyordum, sönmek nedir bilmiyordum.
    Diniyordum, bitmek nedir bilmiyordum. 
    Ne kadar kesilmem gerekiyorsa tam sırasıydı, kesileyim diyordum 
    ve bir makas usulca kesmeye başlıyordu zamanı. 
    Zamanın damarındaydım.
    Zaman ile birlikte kesiliyordum. 
    Zaman ile birlikte kanıyordum.
    Elini tuttuğu küçüklüğümle dönüp o siyah gözleriyle bana baktı. 
    Ve acıların bile kurutamadığı damarlarımı, 
    o kasım gecesi ekmek bezine sarılan bebeğin 
    siyah gözlerinde gördüklerim kurutmaya başladı.
    Görüyordum.

    Neyt benim kalbimi taşıyan damardı,
    Nabzımdan canıma fısıldıyordu.
    “Damar yolumsun.”

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Şafak tüm ışıklarını yaktı.
    Güneş, akşamüstü intihar etti.
    İçimde büyüttüğüm kız çocuğunun elini tutup 
    benden uzaklaşmaya başladığında, 
    uzun boyu kadar derin bir kuyunun önünde durmuş, 
    kuyunun dibinde ölmüş güneşin sönmüş cesedini izliyordum. 
    Beklediği kişi gelmediğinden ölemeyen o insandım; 
    ölüm döşeği yaşadıklarımdı. 
    Suya düşen yansımama bakıyordum. 
    Boğuluyordum, ölmek nedir bilmiyordum.
    Yanıyordum, sönmek nedir bilmiyordum.
    Diniyordum, bitmek nedir bilmiyordum. 
    Ne kadar kesilmem gerekiyorsa tam sırasıydı, kesileyim diyordum 
    ve bir makas usulca kesmeye başlıyordu zamanı. 
    Zamanın damarındaydım.
    Zaman ile birlikte kesiliyordum. 
    Zaman ile birlikte kanıyordum.
    Elini tuttuğu küçüklüğümle dönüp o siyah gözleriyle bana baktı. 
    Ve acıların bile kurutamadığı damarlarımı, 
    o kasım gecesi ekmek bezine sarılan bebeğin 
    siyah gözlerinde gördüklerim kurutmaya başladı.
    Görüyordum.

    Neyt benim kalbimi taşıyan damardı,
    Nabzımdan canıma fısıldıyordu.
    “Damar yolumsun.”

    >