Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Mültecilik: Teori ve Pratik Üzerinden Bir İnceleme

    Yayınevi : Nika Yayınevi
    ISBN :9786256520264
    Sayfa Sayısı :270
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 21.00
    Basım Yılı :2024
    380,00 ₺
    342,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Mültecilik: Teori ve Pratik Üzerinden Bir İnceleme, mülteciliğin insan haklarıyla olan ilişkisine yurttaşlık, egemenlik, sınır ve güvenlik kavramları bağlamında ve Hannah Arendt’in “haklara sahip olma hakkı” çerçevesinden yaklaşıyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği incelemesi üzerinden de teori ile pratiğin bir araya gelme koşullarını tespit ediyor. Bu kitabın en değerli yanlarından biri, insan hakları ile mülteci sorunu veya -en geniş anlamda- göç sorunu arasındaki gerilimli ilişkiyle ilgili tartışmayı (çoğunlukla pozitivistlerin hâkim olduğu) hukuki düzeyden teorik düzeye çıkarmasıdır. Bu yöntem, bir “yabancının” ne olduğu ve ne yapmasına izin verildiğine dair yerleşik yargıları alt üst etmeyi mümkün kılmaktır. Göç araştırmalarında proje çağrılarının belirleyici olduğu, terminolojinin başka hiçbir yerde olmadığı kadar havada uçuştuğu bir dönemde yazar, insanlar arasındaki yapısal eşitsizlikleri teorik-politik bir temelden vazgeçmeden gerçekçi bir şekilde tasvir ediyor.
    Mültecilik: Teori ve Pratik Üzerinden Bir İnceleme, mülteciliğin insan haklarıyla olan ilişkisine yurttaşlık, egemenlik, sınır ve güvenlik kavramları bağlamında ve Hannah Arendt’in “haklara sahip olma hakkı” çerçevesinden yaklaşıyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği incelemesi üzerinden de teori ile pratiğin bir araya gelme koşullarını tespit ediyor. Bu kitabın en değerli yanlarından biri, insan hakları ile mülteci sorunu veya -en geniş anlamda- göç sorunu arasındaki gerilimli ilişkiyle ilgili tartışmayı (çoğunlukla pozitivistlerin hâkim olduğu) hukuki düzeyden teorik düzeye çıkarmasıdır. Bu yöntem, bir “yabancının” ne olduğu ve ne yapmasına izin verildiğine dair yerleşik yargıları alt üst etmeyi mümkün kılmaktır. Göç araştırmalarında proje çağrılarının belirleyici olduğu, terminolojinin başka hiçbir yerde olmadığı kadar havada uçuştuğu bir dönemde yazar, insanlar arasındaki yapısal eşitsizlikleri teorik-politik bir temelden vazgeçmeden gerçekçi bir şekilde tasvir ediyor.
    >