palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Keçi Ezgisi

    Yayınevi : Gülnar Yayınları
    ISBN :9786256300439
    Sayfa Sayısı :64
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 19.00
    Basım Yılı :2024
    190,00 ₺
    152,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “Var olabilmek adına ağır yıkımlara ev sahipliği yapmış bir harabenin ta kendisiyim. Hatalarım, acılarımla her ne kadar paralel büyüklükte olsa da hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Zaman denilen ve bana verilen süreyi küstahça harcarken ben hala olduğum yerde, aynı kararlıkla hiçlikteyim. Sanki tüm her şeyin; yaşadığım semt, bakındığım gök, içinde bulunduğum evren kısacası hepsinin dışında ve hiçbir yerindeyim. Bazen bir ninni de yer buluyorum kendime, bazen de derin bir uykuda. Fakat kanıksıyorum ki hepsi sadece basit bir sanrıdan ve yanılsamadan ibaret. Hiçlikten hiçliğe terfi edildikçe varlıktan daha da bir uzaklaşıyorum. Sesim kısılıyor, yıldızlar öldürüyorum içimde. Yirmi birinci yüzyılın en hakiki, en gerçek yenilgisiyim ben. Utanmıyorum bundan hiçbir zaman. Aksine birinci ağızdan şahit olarak aktarıyorum içinde bulunduğum mağlubiyeti sizlere. Gerçeklikten nefret ediyor, kusuyor, hiçleşiyorum etimle kemiğimle. Hiçten hiçe, içten içe ve dipten daha dibe bir sürükleniş bu...”
    “Var olabilmek adına ağır yıkımlara ev sahipliği yapmış bir harabenin ta kendisiyim. Hatalarım, acılarımla her ne kadar paralel büyüklükte olsa da hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Zaman denilen ve bana verilen süreyi küstahça harcarken ben hala olduğum yerde, aynı kararlıkla hiçlikteyim. Sanki tüm her şeyin; yaşadığım semt, bakındığım gök, içinde bulunduğum evren kısacası hepsinin dışında ve hiçbir yerindeyim. Bazen bir ninni de yer buluyorum kendime, bazen de derin bir uykuda. Fakat kanıksıyorum ki hepsi sadece basit bir sanrıdan ve yanılsamadan ibaret. Hiçlikten hiçliğe terfi edildikçe varlıktan daha da bir uzaklaşıyorum. Sesim kısılıyor, yıldızlar öldürüyorum içimde. Yirmi birinci yüzyılın en hakiki, en gerçek yenilgisiyim ben. Utanmıyorum bundan hiçbir zaman. Aksine birinci ağızdan şahit olarak aktarıyorum içinde bulunduğum mağlubiyeti sizlere. Gerçeklikten nefret ediyor, kusuyor, hiçleşiyorum etimle kemiğimle. Hiçten hiçe, içten içe ve dipten daha dibe bir sürükleniş bu...”
    >