Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Jin Jiyan Azadî - Kadın Yaşam Özgürlük

    Yayınevi : Dipnot Yayınları
    Yazar : Sebahat Tuncel
    ISBN :9786256742314
    Sayfa Sayısı :280
    Ebatlar :15,00 x 22,00
    Basım Yılı :2025
    330,00 ₺
    264,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Mahkeme heyeti sürecin başından beri uluslararası normları, Anayasa’yı, CMK'yı, AİHM kararlarını, düşünce ifade ve örgütlenme özgürlüğünü, Siyasi Partiler Kanunu’nu yok saymış, hedefe ulaşmak için her türlü hukuksuzluğu hukuk uygulaması hale getirmiştir. Bu dosyanın hazırlanması, yürütülen duruşmalar ve hazırlanan mütalaaya kadar yaşananlar da göstermektedir ki esas amaç maddi gerçeğin açığa çıkartılması, 6-8 Ekim 2014 sürecinde yaşanan olayların, yaşam hakkı elinden alınan insanların gerçek faillerinin ve siyasi sorumlularının açığa çıkartılması değildir. Bu davanın bir tarafında devlet ve kendisini devletin sahibi olarak görenler, diğer tarafta Kürtler ve Kürtlerin dostları vardır. Devletin tüm kurumlarının bu davada müşteki olmaları ve mahkemenin bunu kabul etmesi de aslında mahkemenin bağımsızlığını, tarafsızlığını ortadan kaldıran somut bir gerçeklik olarak ortada durmaktadır. Güzel günler göreceğiz, buna inanıyoruz. Demokrasi ve özgürlük mücadelemizi daha da ileri bir noktaya taşıyacağız. Faşizme ve zulme asla boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Bize dayatılan her türlü gericiliğe, ırkçılığa, milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe karşı durduk, bundan sonra da duracağız. Biz özgür bir yaşam istiyoruz.
    Mahkeme heyeti sürecin başından beri uluslararası normları, Anayasa’yı, CMK'yı, AİHM kararlarını, düşünce ifade ve örgütlenme özgürlüğünü, Siyasi Partiler Kanunu’nu yok saymış, hedefe ulaşmak için her türlü hukuksuzluğu hukuk uygulaması hale getirmiştir. Bu dosyanın hazırlanması, yürütülen duruşmalar ve hazırlanan mütalaaya kadar yaşananlar da göstermektedir ki esas amaç maddi gerçeğin açığa çıkartılması, 6-8 Ekim 2014 sürecinde yaşanan olayların, yaşam hakkı elinden alınan insanların gerçek faillerinin ve siyasi sorumlularının açığa çıkartılması değildir. Bu davanın bir tarafında devlet ve kendisini devletin sahibi olarak görenler, diğer tarafta Kürtler ve Kürtlerin dostları vardır. Devletin tüm kurumlarının bu davada müşteki olmaları ve mahkemenin bunu kabul etmesi de aslında mahkemenin bağımsızlığını, tarafsızlığını ortadan kaldıran somut bir gerçeklik olarak ortada durmaktadır. Güzel günler göreceğiz, buna inanıyoruz. Demokrasi ve özgürlük mücadelemizi daha da ileri bir noktaya taşıyacağız. Faşizme ve zulme asla boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Bize dayatılan her türlü gericiliğe, ırkçılığa, milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe karşı durduk, bundan sonra da duracağız. Biz özgür bir yaşam istiyoruz.
    >