Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi İçtihadı Işığında Hakim ve Savcıların İfade Özgürlüğü

    ISBN :9786255994493
    Sayfa Sayısı :284
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16,00 x 24,00
    Basım Yılı :2025
    325,00 ₺
    292,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hakim ve savcıların ifade özgürlüğü, bireysel bir hak olmanın ötesinde, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunmasıyla birlikte değerlendirilmesi gereken önemli bir konudur. Bu nedenle hukuk sistemleri, hakim ve savcıların ifade özgürlüğüne diğer vatandaşlara kıyasla daha kısıtlayıcı bir yaklaşım sergiler. Deyim yerindeyse, hakim ve savcılar için "söz gümüşse sükut altındır". Ancak son yıllarda artan popülist eğilimler ve hukukun üstünlüğü krizleri, yargı mensuplarının bu kısıtlamalara rağmen seslerini yükseltme gereğini doğurmuştur. Başka bir deyişle, popülist iktidarların yargıyı araçsallaştırma ve yargı bağımsızlığını zayıflatmaya çalışan girişimleri karşısında hakim ve savcıların seslerinin "altın" değerinde bir anlam taşımasına yol açmıştır. Bu gelişmeler, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin hakim ve savcıların ifade özgürlüğüne ilişkin içtihadında da önemli değişimlere neden olmuş ve ifade özgürlüğü ile yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması arasındaki dengeye dair yeni tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu durum, konuya dair hukuk öğretisinin ilgisini artırmış gibi gözükse de bu alandaki önemli boşluklar hala devam etmektedir. Elinizdeki eser, hakim ve savcıların ifade özgürlüğüne dair sınırların yeniden değerlendirilmesi ve bu konudaki tartışmaları zenginleştirmeye yönelik bir katkı sunmayı hedeflemiştir. Teorik temeller ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihadındaki somut örnekler ışığında, hakim ve savcıların ifade özgürlüğünün kapsamı ve sınırlarına ilişkin sistematik bir çerçeve sunulmaya çalışılmıştır.(ARKA KAPAKTAN)

    Hakim ve savcıların ifade özgürlüğü, bireysel bir hak olmanın ötesinde, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunmasıyla birlikte değerlendirilmesi gereken önemli bir konudur. Bu nedenle hukuk sistemleri, hakim ve savcıların ifade özgürlüğüne diğer vatandaşlara kıyasla daha kısıtlayıcı bir yaklaşım sergiler. Deyim yerindeyse, hakim ve savcılar için "söz gümüşse sükut altındır". Ancak son yıllarda artan popülist eğilimler ve hukukun üstünlüğü krizleri, yargı mensuplarının bu kısıtlamalara rağmen seslerini yükseltme gereğini doğurmuştur. Başka bir deyişle, popülist iktidarların yargıyı araçsallaştırma ve yargı bağımsızlığını zayıflatmaya çalışan girişimleri karşısında hakim ve savcıların seslerinin "altın" değerinde bir anlam taşımasına yol açmıştır. Bu gelişmeler, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin hakim ve savcıların ifade özgürlüğüne ilişkin içtihadında da önemli değişimlere neden olmuş ve ifade özgürlüğü ile yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması arasındaki dengeye dair yeni tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu durum, konuya dair hukuk öğretisinin ilgisini artırmış gibi gözükse de bu alandaki önemli boşluklar hala devam etmektedir. Elinizdeki eser, hakim ve savcıların ifade özgürlüğüne dair sınırların yeniden değerlendirilmesi ve bu konudaki tartışmaları zenginleştirmeye yönelik bir katkı sunmayı hedeflemiştir. Teorik temeller ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihadındaki somut örnekler ışığında, hakim ve savcıların ifade özgürlüğünün kapsamı ve sınırlarına ilişkin sistematik bir çerçeve sunulmaya çalışılmıştır.(ARKA KAPAKTAN)

    >