palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Hanif Kureishi ve Kara Plak

    Yazar : Ayla Oğuz
    ISBN :9786052412121
    Sayfa Sayısı :176
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24 cm
    Basım Yılı :2018
    330,00 ₺
    280,50 ₺
    Göç, Kimlik ve Aitlik Sorunları
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hanif Kureishi ve Kara Plak

    Yirminci yüzyılda sömürgeleşmeyle sunulan durumlar, düşünceler, gelenekler ve dinsel değerler çeşitli ifadelerin yanı sıra edebi ifadeleri de üretmiştir. Sömürgelerden ya da sömürge kökenli olanlardan yansıyan edebiyatın merkezine Büyük Britanya’nın yerleşmesi ve İngiliz dilinde yazılan ve anavatan kültürünün bir parçası olarak görülmeye başlayan çeşitliliğin İngiliz Uluslar Topluluğu Edebiyatı olarak anılmasıyla sömürülen-sömüren arasındaki ilişkinin de sömürgeleşmenin bir uzantısı olarak sömürge sonrası çalışmaların merkezine oturduğu bilinmektedir. 1980’lerden sonra çokkültürlülük adı altında akademik disiplinlerde ve siyasette birinci dünya ve üçüncü dünya ekseninden başlayarak etkisi her yerde görülen sömürgecilik sonrası içerik, sömürgecilik deneyimini ve buna maruz kalan kültürlerin somut gerçekliğini inceler. Böylelikle kölelik, direniş, egemenlik, ırk, anadilini konuşabilme özgürlüğü, göç, kültürel farklılıklar gibi temel konular, sömürge sonrası kuram ve edebiyatın düşünsel çerçevesini oluşturmuştur. Sömürge sonrası eleştirinin temelinin farklılıklar üzerine yapılanması farklılıkların birleşmesiyle ortaya çıkan melezlik, aradakalmışlık ve çok katlılık gibi kimlikle ilgili kavramların ortaya çıkmasına neden olur. Sömürgecilik sonrası dönemin oluşturduğu bir durum olarak göçmenlik sömüren ve sömürülen ilişkisinde birincil olanın karşısına ‘taklit’ ya da benzer olanın konulmasıyla aslında göçmenin parçalanmış dünyasının melez olduğunu ilan eder. Homi Bhabha’nın ifadesiyle melezliğin arada kalmış alanı ‘kültürel melezlik’, ‘üçüncü alan’ ya da ‘üçüncü uzam’ dır. Sömürge sonrası toplumlarda değer kaybına uğrayan kültürlere ait etnik kökenli göçmen topluluklar bu aralıktan seslenirken onların Britanya doğumlu çocukları etnik kimliklerini “Britanya’da olma” ve “Britanyalı olma” duygularıyla uzlaştırmaya çalışırlar. Bu ise modern dünyanın öncelikli sorunlarından biri olan kimlik sorununa yol açar. Bu sorun yapıtlarında sömürge sonrası içeriklere sıkça yer veren ve etnik kökenli Britanyalıların göçmen kimliğini  sorgulayan Hanif Kureishi’nin Kara Plak adlı romanında zengin motiflerle ele alınarak psikolojik, sosyolojik ve kültürel bağlamlarda aktarılmıştır. Bu yüzden Bhabha’nın düşüncelerinin, sömürgeciliğin bilinç egemenliğine karşı psikolojik ve kültürel mücadele yolunu savunan bir kuramın ürünü olarak, Kureishi’nin karakterlerinin gerek psiko-sosyal gerekse kültürel kimlik bunalımlarının çözümlenmesinde ve adlandırılmasında ve iki güç arasında kalan melezin geriliminin açıklanmasında yol gösterici olması çarpıcı bir edebi gerçekliktir.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Hanif Kureishi ve Kara Plak

    Yirminci yüzyılda sömürgeleşmeyle sunulan durumlar, düşünceler, gelenekler ve dinsel değerler çeşitli ifadelerin yanı sıra edebi ifadeleri de üretmiştir. Sömürgelerden ya da sömürge kökenli olanlardan yansıyan edebiyatın merkezine Büyük Britanya’nın yerleşmesi ve İngiliz dilinde yazılan ve anavatan kültürünün bir parçası olarak görülmeye başlayan çeşitliliğin İngiliz Uluslar Topluluğu Edebiyatı olarak anılmasıyla sömürülen-sömüren arasındaki ilişkinin de sömürgeleşmenin bir uzantısı olarak sömürge sonrası çalışmaların merkezine oturduğu bilinmektedir. 1980’lerden sonra çokkültürlülük adı altında akademik disiplinlerde ve siyasette birinci dünya ve üçüncü dünya ekseninden başlayarak etkisi her yerde görülen sömürgecilik sonrası içerik, sömürgecilik deneyimini ve buna maruz kalan kültürlerin somut gerçekliğini inceler. Böylelikle kölelik, direniş, egemenlik, ırk, anadilini konuşabilme özgürlüğü, göç, kültürel farklılıklar gibi temel konular, sömürge sonrası kuram ve edebiyatın düşünsel çerçevesini oluşturmuştur. Sömürge sonrası eleştirinin temelinin farklılıklar üzerine yapılanması farklılıkların birleşmesiyle ortaya çıkan melezlik, aradakalmışlık ve çok katlılık gibi kimlikle ilgili kavramların ortaya çıkmasına neden olur. Sömürgecilik sonrası dönemin oluşturduğu bir durum olarak göçmenlik sömüren ve sömürülen ilişkisinde birincil olanın karşısına ‘taklit’ ya da benzer olanın konulmasıyla aslında göçmenin parçalanmış dünyasının melez olduğunu ilan eder. Homi Bhabha’nın ifadesiyle melezliğin arada kalmış alanı ‘kültürel melezlik’, ‘üçüncü alan’ ya da ‘üçüncü uzam’ dır. Sömürge sonrası toplumlarda değer kaybına uğrayan kültürlere ait etnik kökenli göçmen topluluklar bu aralıktan seslenirken onların Britanya doğumlu çocukları etnik kimliklerini “Britanya’da olma” ve “Britanyalı olma” duygularıyla uzlaştırmaya çalışırlar. Bu ise modern dünyanın öncelikli sorunlarından biri olan kimlik sorununa yol açar. Bu sorun yapıtlarında sömürge sonrası içeriklere sıkça yer veren ve etnik kökenli Britanyalıların göçmen kimliğini  sorgulayan Hanif Kureishi’nin Kara Plak adlı romanında zengin motiflerle ele alınarak psikolojik, sosyolojik ve kültürel bağlamlarda aktarılmıştır. Bu yüzden Bhabha’nın düşüncelerinin, sömürgeciliğin bilinç egemenliğine karşı psikolojik ve kültürel mücadele yolunu savunan bir kuramın ürünü olarak, Kureishi’nin karakterlerinin gerek psiko-sosyal gerekse kültürel kimlik bunalımlarının çözümlenmesinde ve adlandırılmasında ve iki güç arasında kalan melezin geriliminin açıklanmasında yol gösterici olması çarpıcı bir edebi gerçekliktir.

    >