Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Halide Dündar: Bir Kürt Feminist

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    Yazar : Fuat Dündar
    ISBN :9789750537844
    Sayfa Sayısı :238
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 21.00
    Basım Yılı :2025
    340,00 ₺
    289,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Halide Dündar’ın Devrimci Demokrat Kadınlar Derneği’nden (DDKAD), Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden, öğretmen örgütlenmesinden, Kürt kadın dergilerinden geçen hayat hikâyesi, bir kuşağın ve Kürt kadın hareketinin canlı bir resmini sunuyor. Bir Kürt Feminist: Halide Dündar, kendine feminist demeyen fakat kendini bir “kadın kimliği” kurmaya adamış bir şahsiyetin portresi. Dündar’ın anıları, siyasi mücadelede etkin başka kadınlarla yaptığı görüşmeler ve dergilerde yazdıkları, kendisinin Kürt kadın hareketinde eksikliğinden yakındığı belge-bilge eksiğini gidermeye önemli bir katkıda bulunuyor. Roza ve Jûjîn dergilerinin hatırasını yaşatması, başlıbaşına değerli. Aksu Bora’nın Sunuş’ta söylediği gibi, “Çok erken yaşta hayatının iplerini kendi eline almış, bildiği yolda ilerlemiş, bunun bedellerini ödemiş. Ailesiyle, devletle, Kürt siyasetinin ağır ağabeyleriyle, Türk feministlerle, sendikal iktidarla, sakat eliyle, kendisiyle bile” çatışarak, “bu dünyada bir iz bırakmaya kararlı bir kadın”ın yolculuğu.
    Halide Dündar’ın Devrimci Demokrat Kadınlar Derneği’nden (DDKAD), Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden, öğretmen örgütlenmesinden, Kürt kadın dergilerinden geçen hayat hikâyesi, bir kuşağın ve Kürt kadın hareketinin canlı bir resmini sunuyor. Bir Kürt Feminist: Halide Dündar, kendine feminist demeyen fakat kendini bir “kadın kimliği” kurmaya adamış bir şahsiyetin portresi. Dündar’ın anıları, siyasi mücadelede etkin başka kadınlarla yaptığı görüşmeler ve dergilerde yazdıkları, kendisinin Kürt kadın hareketinde eksikliğinden yakındığı belge-bilge eksiğini gidermeye önemli bir katkıda bulunuyor. Roza ve Jûjîn dergilerinin hatırasını yaşatması, başlıbaşına değerli. Aksu Bora’nın Sunuş’ta söylediği gibi, “Çok erken yaşta hayatının iplerini kendi eline almış, bildiği yolda ilerlemiş, bunun bedellerini ödemiş. Ailesiyle, devletle, Kürt siyasetinin ağır ağabeyleriyle, Türk feministlerle, sendikal iktidarla, sakat eliyle, kendisiyle bile” çatışarak, “bu dünyada bir iz bırakmaya kararlı bir kadın”ın yolculuğu.
    >