Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Gidelim Buralardan Muhlis

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    Yazar : Ali İpek
    ISBN :9789750532801
    Sayfa Sayısı :75
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 19.50
    Basım Yılı :2023
    185,00 ₺
    157,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “Kimse bugüne kadar bana gelip de seni rüyamda gördüm demedi. Yani düşün onca ömür tüketmişim. Onca kişiyle hukukum olmuş ama kimse gelip de demedi. Başkasının rüyasına girmedim hiç. Yalandan bile olsa ona da razıydım ama biri gelip duymak istediğim o cümleyi söylemedi. Allah sanki yalnızlığı herkese pay ettikten sonra kalanını öylece bana bırakmış. İstasyonda herkesi uğurlayan, herkesin arkasından el sallayan adamım ben. Onlar bavul alıp gittiler de özlemlerini taşıyan ben kaldım. Kalakaldım. Yetmedi. Kendi Fatiha’mı okuyup duruyorum gecelerdir. Hep aynı rüyayı görüp duruyorum. Rüyamda mevsimler, gece gündüz değişse de rüya değişmiyor.” Muhlis ve Nurgül iki yapayalnız. “Gidelim buralardan”, dedi Nurgül. Sevdiğini doğrudan söylese anca bu kadar olurdu, nefes almayı unuttu Muhlis. Çay fokurtularından, dedikodulardan, duvardaki Şahmeran tablosundan, işlemeli dantellerden, şerden beladan, kapanmayan veresiye defterinden, tövbesi olmayan veballerden, kara bulutlardan uzaklara gidebilecekler miydi? Köpekler ve yağmurdan başka kimseyi şahit etmeden... Ali İpek, hepimizin aşina olduğu kaçıp gitme isteğini, bırakıp da gidememe ikilemini, yersiz yurtsuzluk hissini otantik üslubuyla anlatıyor. Gidelim Buralardan Muhlis, taşra ruhuyla daralmış bir aşk hikâyesi, yarı masalsı, şaşırtıcı bir kara-novella.
    “Kimse bugüne kadar bana gelip de seni rüyamda gördüm demedi. Yani düşün onca ömür tüketmişim. Onca kişiyle hukukum olmuş ama kimse gelip de demedi. Başkasının rüyasına girmedim hiç. Yalandan bile olsa ona da razıydım ama biri gelip duymak istediğim o cümleyi söylemedi. Allah sanki yalnızlığı herkese pay ettikten sonra kalanını öylece bana bırakmış. İstasyonda herkesi uğurlayan, herkesin arkasından el sallayan adamım ben. Onlar bavul alıp gittiler de özlemlerini taşıyan ben kaldım. Kalakaldım. Yetmedi. Kendi Fatiha’mı okuyup duruyorum gecelerdir. Hep aynı rüyayı görüp duruyorum. Rüyamda mevsimler, gece gündüz değişse de rüya değişmiyor.” Muhlis ve Nurgül iki yapayalnız. “Gidelim buralardan”, dedi Nurgül. Sevdiğini doğrudan söylese anca bu kadar olurdu, nefes almayı unuttu Muhlis. Çay fokurtularından, dedikodulardan, duvardaki Şahmeran tablosundan, işlemeli dantellerden, şerden beladan, kapanmayan veresiye defterinden, tövbesi olmayan veballerden, kara bulutlardan uzaklara gidebilecekler miydi? Köpekler ve yağmurdan başka kimseyi şahit etmeden... Ali İpek, hepimizin aşina olduğu kaçıp gitme isteğini, bırakıp da gidememe ikilemini, yersiz yurtsuzluk hissini otantik üslubuyla anlatıyor. Gidelim Buralardan Muhlis, taşra ruhuyla daralmış bir aşk hikâyesi, yarı masalsı, şaşırtıcı bir kara-novella.
    >