Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Felsefe Tarihi 8

    Yayınevi : Alfa Yayınları
    Yazar : Umberto Eco
    ISBN :9786253891541
    Sayfa Sayısı :328
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 21.00
    Basım Yılı :2024
    695,00 ₺
    556,00 ₺
    XX. Yüzyıl: Felsefeler ve Bilimler
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Bilim tarihi, XX. yüzyılın başlarından itibaren felsefe, sosyoloji ve tarih araştırmalarının farklı bakış açılarıyla şekillenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu disiplinin kriterleri kadar bilimin ve tarihinin sosyal ve siyasi sonuçları da hararetli tartışmalara konu olmuştur. Bilim tarihi ayrıca, genelde bilimin ne olması gerektiği konusunda “güçlü” tezlerin sınanabileceği ayrıcalıklı bir alan olarak da algılanır. Büyük Fransız tarihçi Alexandre Koyré ise bilim tarihinin, matematiksel türden büyük kavramsal tablolar üzerindeki çalışmaların tarihi olduğunu öne sürer. XX. yüzyılın son çeyreğiyle birlikte bir yanda bilimsel çevrelerin temsilcileri ve Yeni Pozitivizmin etkisi altındaki filozoflar, diğer yanda postmodernizmin ve Heidegger sonrası çağdaş bilim ve teknoloji eleştirmenleri arasındaki fikir ayrılıkları metodolojik yaklaşımların sayısını giderek arttırır. Günümüzde tartışma konusu olan epistemolojik önerilerin çokluğu ise bilimsel teorilerin inşa ve aktarım sürecinin bir parçası olan mantıksal ve dilsel mekanizmaların, psikolojik ve sosyal boyutların dikkatli bir tarifini sunmanın ne kadar zor olduğunu göstermektedir.
    Bilim tarihi, XX. yüzyılın başlarından itibaren felsefe, sosyoloji ve tarih araştırmalarının farklı bakış açılarıyla şekillenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu disiplinin kriterleri kadar bilimin ve tarihinin sosyal ve siyasi sonuçları da hararetli tartışmalara konu olmuştur. Bilim tarihi ayrıca, genelde bilimin ne olması gerektiği konusunda “güçlü” tezlerin sınanabileceği ayrıcalıklı bir alan olarak da algılanır. Büyük Fransız tarihçi Alexandre Koyré ise bilim tarihinin, matematiksel türden büyük kavramsal tablolar üzerindeki çalışmaların tarihi olduğunu öne sürer. XX. yüzyılın son çeyreğiyle birlikte bir yanda bilimsel çevrelerin temsilcileri ve Yeni Pozitivizmin etkisi altındaki filozoflar, diğer yanda postmodernizmin ve Heidegger sonrası çağdaş bilim ve teknoloji eleştirmenleri arasındaki fikir ayrılıkları metodolojik yaklaşımların sayısını giderek arttırır. Günümüzde tartışma konusu olan epistemolojik önerilerin çokluğu ise bilimsel teorilerin inşa ve aktarım sürecinin bir parçası olan mantıksal ve dilsel mekanizmaların, psikolojik ve sosyal boyutların dikkatli bir tarifini sunmanın ne kadar zor olduğunu göstermektedir.
    >