Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Ev Arkadaşım 2 - His Anestezisi - Ciltli

    Yayınevi : Dokuz Yayınları
    Yazar : Gonca Çakır
    ISBN :9786256402829
    Sayfa Sayısı :432
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 21.00
    Basım Yılı :2024
    490,00 ₺
    367,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “İçimdeki seni bir bilsen, bendeki seni bir görsen... Öyle bir girdin ki dünyama, sana öyle bir karıştım ki artık sensiz nefes alamıyorum.” Aşkı birbirlerinde keşfetmenin sarhoşluğuyla ayakları yere basmayan Asya ve Fatih için günler, geç kalınmışlığın acısını çıkarmakla geçiyordu. Özlem, ihtiraslı bir rüzgâr gibi dalgalar hâlinde onları kıvrandırıyordu. Geçmiş ve gelecek medcezir eşliğinde yok oluyordu, sadece yaşadıkları an kalıyordu ellerinde. Yavaşça, kaygısızca, fütursuzca… “Hayatımdaki iki önemli erkekten sonra, buraya birlikte gelebileceğim tek erkek sensin. Onların yerini sadece sen doldurabilirsin. Biri babamdı. Diğeri büyükbabam. Sense âşık olmanın ne demek olduğunu öğrendiğim adamsın. Bir gülüşünle erimenin nasıl olduğunu hissettiren, bir bakışınla kalbimi çarptıran tek gerçeğimsin.” Aşk hiç vermediği cömertliğini onlara sunarken sinsi bir düşman gibi pusuda bekleyen hissiyatsızlığın, Asya’ya kucak açtığından ikisi de habersizdi. Düşman, hiç ummadıkları bir anda en mutlu günlerine bir adım kala üzerlerine çöktüğünde aşkın gücü, his anestezisinin üstesinden gelebilir miydi?
    “İçimdeki seni bir bilsen, bendeki seni bir görsen... Öyle bir girdin ki dünyama, sana öyle bir karıştım ki artık sensiz nefes alamıyorum.” Aşkı birbirlerinde keşfetmenin sarhoşluğuyla ayakları yere basmayan Asya ve Fatih için günler, geç kalınmışlığın acısını çıkarmakla geçiyordu. Özlem, ihtiraslı bir rüzgâr gibi dalgalar hâlinde onları kıvrandırıyordu. Geçmiş ve gelecek medcezir eşliğinde yok oluyordu, sadece yaşadıkları an kalıyordu ellerinde. Yavaşça, kaygısızca, fütursuzca… “Hayatımdaki iki önemli erkekten sonra, buraya birlikte gelebileceğim tek erkek sensin. Onların yerini sadece sen doldurabilirsin. Biri babamdı. Diğeri büyükbabam. Sense âşık olmanın ne demek olduğunu öğrendiğim adamsın. Bir gülüşünle erimenin nasıl olduğunu hissettiren, bir bakışınla kalbimi çarptıran tek gerçeğimsin.” Aşk hiç vermediği cömertliğini onlara sunarken sinsi bir düşman gibi pusuda bekleyen hissiyatsızlığın, Asya’ya kucak açtığından ikisi de habersizdi. Düşman, hiç ummadıkları bir anda en mutlu günlerine bir adım kala üzerlerine çöktüğünde aşkın gücü, his anestezisinin üstesinden gelebilir miydi?
    >