Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Etkileşimli Müze ve Tarihi Çevre Eğitimi

    ISBN :9786052415283
    Sayfa Sayısı :328
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x23.5
    Basım Yılı :2018
    935,00 ₺
    794,75 ₺
    Kuramsal Temeller ve Örnek Etkinlikler
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Günümüzde hem sosyal bilgiler hem de tarih dersleri öğrencilere bilimsel bir bakış açısıyla
    üst düzey düşünme becerilerini kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu süreçte öğrencilerden geçmişe
    ışık tutan tarihsel kanıtları okuyabilmeleri, anlamaları ve yorumlayabilmeleri beklenmektedir.
    Ancak böyle bir muhakeme sürecinden geçilerek, günümüz eğitim sisteminin beklediği eleştirel
    düşünen, problem çözen, üreten bireylerin yetişmesi sağlanabilir. Bu genel eğitim beklentilerinin
    yanı sıra tarih öğretiminin bazı özel amaçları gerçekleştirmesi de beklenmektedir. Buna göre
    öğrencilerin, tarihi çevrenin değeri konusunda bir farkındalık geliştirmeleri, bu alanların korunmasında
    sorumluluk duymaları, bu bilinç ile geçmişi ve bugünü değerlendirebilmeleri temel
    hedefler arasında yer almaktadır. Bu durum öğrencilerin hem genel olarak dünya mirasının
    bilincinde olmalarını ve hem de içerisinde bir parçası olarak yaşadıkları mekânın tarihi değerini
    anlamalarını gerektirmektedir. Toplumun kendi kültürel mirasına sahip çıkabilmesi için öncelikle
    bu değerlerin farkında ve bilincinde olması gerekir. Bu açıdan bireylerin temel düşünce yapısının
    şekillendiği ilk ve ortaokul kademelerinde etkili bir tarih bilinci oluşturmak ve kültürüne, tarihine,
    yaşadığı mekânın tarihsel varlığına ilişkin duyarlılık geliştirmek eğitimin temel amaçlarından
    birisidir. Bu amacı gerçekleştirmek için tarihsel bilginin beceri ve değerlerle yoğrularak olgunlaşması
    sağlanmalıdır. Bu amacı gerçekleştirmek için kullanılabilecek en etkili yöntemlerden birisi
    tarihi çevreyi eğitim sürecine doğrudan dâhil etmektir.
    Tarihi mekânlar yüzyıllarca farklı toplumlara, kültürlere, dönemlere şahitlik eder ve her dönemin
    izlerini taşırlar. Yaşadığımız kentler farklı dönemlere, olaylara şahitlik etmiş büyük birer
    hafıza mekânıdır. Bir meydanın kıyısında kalmış bir çeşme, tarihe tanıklık etmiş bir konak ya da
    belki bir han! Hepsi bir dönemin tanıkları ve bugün hala yaşıyorlar! Oysa çoğu zaman, örneğin
    bir parkta oturduğumuzda yanı başımızdaki bir çeşmenin, bir meydanın ya da ihtişamlı bir
    sarayın tarihe nasıl tanıklık ettiğini düşünmeden yanından geçer gider ya da çevresinde zaman
    geçiririz, biz konuşuruz, onlar dinler. Şimdi onları dinleme zamanı. Bu tanıkların sesine kulak
    verelim, onları kendi seslerinden dinleyelim…
    Bu kitap, sosyal bilgiler ve tarih derslerinde tarihi çevre ve müzelerin etkileşimli bir şekilde
    kullanılmasına katkı sunmak amacıyla hazırlanmıştır. İlk bölümde konuyla ilgili kuramsal çerçeve
    çizilmiş, bu süreçte kullanılacak yöntem ve teknikler tanıtılmıştır. İkinci bölümde ise Sosyal
    Bilgiler derslerindeki kazanımlara ulaşılmasına katkıda bulunabilecek tarihi mekânlar için uygulama
    örnekleri sunulmuştur. Genel olarak bu eserin, kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesine
    ve bir okul dışı öğrenme ortamı olarak tarihi çevrenin eğitim sürecine daha fazla dâhil
    edilmesine katkı sunması beklenmektedir.

     

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel
    Günümüzde hem sosyal bilgiler hem de tarih dersleri öğrencilere bilimsel bir bakış açısıyla
    üst düzey düşünme becerilerini kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu süreçte öğrencilerden geçmişe
    ışık tutan tarihsel kanıtları okuyabilmeleri, anlamaları ve yorumlayabilmeleri beklenmektedir.
    Ancak böyle bir muhakeme sürecinden geçilerek, günümüz eğitim sisteminin beklediği eleştirel
    düşünen, problem çözen, üreten bireylerin yetişmesi sağlanabilir. Bu genel eğitim beklentilerinin
    yanı sıra tarih öğretiminin bazı özel amaçları gerçekleştirmesi de beklenmektedir. Buna göre
    öğrencilerin, tarihi çevrenin değeri konusunda bir farkındalık geliştirmeleri, bu alanların korunmasında
    sorumluluk duymaları, bu bilinç ile geçmişi ve bugünü değerlendirebilmeleri temel
    hedefler arasında yer almaktadır. Bu durum öğrencilerin hem genel olarak dünya mirasının
    bilincinde olmalarını ve hem de içerisinde bir parçası olarak yaşadıkları mekânın tarihi değerini
    anlamalarını gerektirmektedir. Toplumun kendi kültürel mirasına sahip çıkabilmesi için öncelikle
    bu değerlerin farkında ve bilincinde olması gerekir. Bu açıdan bireylerin temel düşünce yapısının
    şekillendiği ilk ve ortaokul kademelerinde etkili bir tarih bilinci oluşturmak ve kültürüne, tarihine,
    yaşadığı mekânın tarihsel varlığına ilişkin duyarlılık geliştirmek eğitimin temel amaçlarından
    birisidir. Bu amacı gerçekleştirmek için tarihsel bilginin beceri ve değerlerle yoğrularak olgunlaşması
    sağlanmalıdır. Bu amacı gerçekleştirmek için kullanılabilecek en etkili yöntemlerden birisi
    tarihi çevreyi eğitim sürecine doğrudan dâhil etmektir.
    Tarihi mekânlar yüzyıllarca farklı toplumlara, kültürlere, dönemlere şahitlik eder ve her dönemin
    izlerini taşırlar. Yaşadığımız kentler farklı dönemlere, olaylara şahitlik etmiş büyük birer
    hafıza mekânıdır. Bir meydanın kıyısında kalmış bir çeşme, tarihe tanıklık etmiş bir konak ya da
    belki bir han! Hepsi bir dönemin tanıkları ve bugün hala yaşıyorlar! Oysa çoğu zaman, örneğin
    bir parkta oturduğumuzda yanı başımızdaki bir çeşmenin, bir meydanın ya da ihtişamlı bir
    sarayın tarihe nasıl tanıklık ettiğini düşünmeden yanından geçer gider ya da çevresinde zaman
    geçiririz, biz konuşuruz, onlar dinler. Şimdi onları dinleme zamanı. Bu tanıkların sesine kulak
    verelim, onları kendi seslerinden dinleyelim…
    Bu kitap, sosyal bilgiler ve tarih derslerinde tarihi çevre ve müzelerin etkileşimli bir şekilde
    kullanılmasına katkı sunmak amacıyla hazırlanmıştır. İlk bölümde konuyla ilgili kuramsal çerçeve
    çizilmiş, bu süreçte kullanılacak yöntem ve teknikler tanıtılmıştır. İkinci bölümde ise Sosyal
    Bilgiler derslerindeki kazanımlara ulaşılmasına katkıda bulunabilecek tarihi mekânlar için uygulama
    örnekleri sunulmuştur. Genel olarak bu eserin, kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesine
    ve bir okul dışı öğrenme ortamı olarak tarihi çevrenin eğitim sürecine daha fazla dâhil
    edilmesine katkı sunması beklenmektedir.

     

    >