Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Düşüşten Sonra

    Yayınevi : Everest Yayınları
    Yazar : Burcu Aktaş
    ISBN :9786051856827
    Sayfa Sayısı :245
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 x 19,50
    Basım Yılı :2021
    210,00 ₺
    168,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “BURCU: Pişmanlıklarınızı çok düşündünüz mü hastanede? SELİM: Düşünmeden pişmanlıklar gelip tokat attılar. Biri bitiyor, diğeri başlıyor. Hâlâ da öyle. Tam uykuya dalarken veya uyanınca, televizyona bakarken... Ama değiştiremiyor insan hiçbir şeyi.” Kaygılar ortasında yaşama tutunmaya çalışan bir anlatı... Selim İleri hastane ve hastane sonrası günlerini en iyi bildiği şeyle, edebiyatla sorguluyor. Tek bir anla değişen küskün, örtük hayatına bakarken kırgınlıklarını, pişmanlıklarını, mutluluklarını, incittiklerini bir bir gözünün önüne getiriyor. Düşüşten Sonra, çok sevilmiş bir yazarın alabildiğine yorgun iç dünyasını açıklıkla sunduğu bir kitap. Bu gizlisiz saklısız iç dökümünde insanlığın zaafları, acıları, düşbozumları, yitik sevinçleri içtenlikle dile getiriliyor. “Akşama az kaldı. Akşam uzun koridorlarda hastalar tek başlarına. Akşamla birlikte yarını bekleyeceğim: Yarın yine gelecekler mi? Hep yarın! Hep yarın olsun! Yarın olsun! Belki yine gelirler...” (Tanıtım Bülteninden)
    “BURCU: Pişmanlıklarınızı çok düşündünüz mü hastanede? SELİM: Düşünmeden pişmanlıklar gelip tokat attılar. Biri bitiyor, diğeri başlıyor. Hâlâ da öyle. Tam uykuya dalarken veya uyanınca, televizyona bakarken... Ama değiştiremiyor insan hiçbir şeyi.” Kaygılar ortasında yaşama tutunmaya çalışan bir anlatı... Selim İleri hastane ve hastane sonrası günlerini en iyi bildiği şeyle, edebiyatla sorguluyor. Tek bir anla değişen küskün, örtük hayatına bakarken kırgınlıklarını, pişmanlıklarını, mutluluklarını, incittiklerini bir bir gözünün önüne getiriyor. Düşüşten Sonra, çok sevilmiş bir yazarın alabildiğine yorgun iç dünyasını açıklıkla sunduğu bir kitap. Bu gizlisiz saklısız iç dökümünde insanlığın zaafları, acıları, düşbozumları, yitik sevinçleri içtenlikle dile getiriliyor. “Akşama az kaldı. Akşam uzun koridorlarda hastalar tek başlarına. Akşamla birlikte yarını bekleyeceğim: Yarın yine gelecekler mi? Hep yarın! Hep yarın olsun! Yarın olsun! Belki yine gelirler...” (Tanıtım Bülteninden)
    >