palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı’nda 1000 Hafta

    Yazar : Serdar Korucu
    ISBN :9786256666535
    Sayfa Sayısı :352
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 21.00
    Basım Yılı :2024
    325,00 ₺
    276,25 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    1000 hafta... Bir başka deyişle yaklaşık 10 milyon 80 bin dakika. 168 bin saat. 7 bin gün. 229 ay. 19 yıl... Türkiye’nin tartışmasız en uzun soluklu ve hâlâ devam eden eylemi olan Cumartesi Anneleri, 1000. haftasını geride bırakıyor. Bu çalışma, sesini duyurmak için kendini Galatasaray Meydanı’nda bulanları, bulmak zorunda kalanları konu alıyor. Ve elbette eylem yapmalarının nedeni olan kayıplarını... “Ben de Cumartesi Annesi’yim. Anneliğin yalnızca doğumla ilgili olmadığına inananlardanım. Bu yüzden zaten o annelerin yerindeyim duygu olarak. O durumdayken uçurum gibi ürkütücü, karanlık ve sonsuz bir sessizliğin korkusu kaplar herhalde içimi... Bu baskıya rağmen direnebilme gücü de analığın ta kendisi...” Sezen Aksu “Fehmi Tosun’u hatırla.” U2 “Beni de tutuklasınlar. Başıma gelebilecekleri tahmin edebilirken Galatasaray’da olmak istiyorsam insanlığımı kaybetmekten korktuğum içindir.” Gülriz Sururi “Hiçbirinizin evladı kayıp mı? O zaman onların derdini bilmeyebilirsiniz. Somut olarak ben de bilmiyorum. Çünkü benim de çocuğum kayıp değil. Ama bilmemek, anlamamak anlamına gelmez. Coplandılar, taşlandılar, yuhlandılar ama yılmadılar. Çünkü evlatları kayıptı. Ne yapabileceğimi bilmiyorum ama yüreğim yanıyor, bunu biliyorum.” Müjdat Gezen “Galatasaray oturmaları bir sesleniştir. Evrensel hukuka, evrensel insan haklarına saygı duyuyor musunuz? Bunların vazgeçilmez olduğuna inanıyor musunuz? O halde yeriniz yanımızdır. O halde siz de bir cumartesi insanısınız, sesimize ses katmalısınız.” Nur Sürer
    1000 hafta... Bir başka deyişle yaklaşık 10 milyon 80 bin dakika. 168 bin saat. 7 bin gün. 229 ay. 19 yıl... Türkiye’nin tartışmasız en uzun soluklu ve hâlâ devam eden eylemi olan Cumartesi Anneleri, 1000. haftasını geride bırakıyor. Bu çalışma, sesini duyurmak için kendini Galatasaray Meydanı’nda bulanları, bulmak zorunda kalanları konu alıyor. Ve elbette eylem yapmalarının nedeni olan kayıplarını... “Ben de Cumartesi Annesi’yim. Anneliğin yalnızca doğumla ilgili olmadığına inananlardanım. Bu yüzden zaten o annelerin yerindeyim duygu olarak. O durumdayken uçurum gibi ürkütücü, karanlık ve sonsuz bir sessizliğin korkusu kaplar herhalde içimi... Bu baskıya rağmen direnebilme gücü de analığın ta kendisi...” Sezen Aksu “Fehmi Tosun’u hatırla.” U2 “Beni de tutuklasınlar. Başıma gelebilecekleri tahmin edebilirken Galatasaray’da olmak istiyorsam insanlığımı kaybetmekten korktuğum içindir.” Gülriz Sururi “Hiçbirinizin evladı kayıp mı? O zaman onların derdini bilmeyebilirsiniz. Somut olarak ben de bilmiyorum. Çünkü benim de çocuğum kayıp değil. Ama bilmemek, anlamamak anlamına gelmez. Coplandılar, taşlandılar, yuhlandılar ama yılmadılar. Çünkü evlatları kayıptı. Ne yapabileceğimi bilmiyorum ama yüreğim yanıyor, bunu biliyorum.” Müjdat Gezen “Galatasaray oturmaları bir sesleniştir. Evrensel hukuka, evrensel insan haklarına saygı duyuyor musunuz? Bunların vazgeçilmez olduğuna inanıyor musunuz? O halde yeriniz yanımızdır. O halde siz de bir cumartesi insanısınız, sesimize ses katmalısınız.” Nur Sürer
    >