Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Barok Dönemin Müziğe Getirdiği Yenilikler

    Yayınevi : Eğitim Yayınevi
    ISBN :9786258468786
    Sayfa Sayısı :100
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 21.00
    Basım Yılı :2022
    420,00 ₺
    378,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Barok dönemin Fransa’daki yansıması Rokoko veya Geç Barok olarak adlandırılmıştır. Bu akım sadece müziği değil Fransa’da özellikle saray yaşamını da etkilemiştir. Gösteriş, görkem, zarafet, detaylardaki incelik gibi olmazsa olmaz niteliklerini içermektedir. Rokoko; möblelerin inceliği, giyimde zarafet, resimlerde minyatürlük, döşemelerde değişikliğe kadar varan bir moda olmuştur. Bunun getirisi olarak müzikteki süslemeler de zarif ve abartılıdır. Barok’ta ilk adımları atılan (sonat, konçerto, prelüd, füg ve süit gibi) müzik formları kalıcı olup değişik dönem bestecilerinin de geliştirip kullandıkları türler olarak varlığını sürdürmüştür. Barok Dönem ve sonrasında müzisyenler tümüyle soyluların veya kilisenin buyruğunda çalışmaktaydılar. Sınıf farkının yaşam biçimine önemli etkisi olduğu bu dönemde saray müzisyenleri; konum olarak diğer görevli aşçı, uşak ve bahçıvandan farklı görülmemiş, dolasıyla tüm bu besteciler krallarla aynı sofraya asla oturtulmamışlardır. Ne yazıktır ki bu sınıflandırma 19. yüzyıla kadar devam etmiştir.

    Barok dönemin Fransa’daki yansıması Rokoko veya Geç Barok olarak adlandırılmıştır. Bu akım sadece müziği değil Fransa’da özellikle saray yaşamını da etkilemiştir. Gösteriş, görkem, zarafet, detaylardaki incelik gibi olmazsa olmaz niteliklerini içermektedir. Rokoko; möblelerin inceliği, giyimde zarafet, resimlerde minyatürlük, döşemelerde değişikliğe kadar varan bir moda olmuştur. Bunun getirisi olarak müzikteki süslemeler de zarif ve abartılıdır. Barok’ta ilk adımları atılan (sonat, konçerto, prelüd, füg ve süit gibi) müzik formları kalıcı olup değişik dönem bestecilerinin de geliştirip kullandıkları türler olarak varlığını sürdürmüştür. Barok Dönem ve sonrasında müzisyenler tümüyle soyluların veya kilisenin buyruğunda çalışmaktaydılar. Sınıf farkının yaşam biçimine önemli etkisi olduğu bu dönemde saray müzisyenleri; konum olarak diğer görevli aşçı, uşak ve bahçıvandan farklı görülmemiş, dolasıyla tüm bu besteciler krallarla aynı sofraya asla oturtulmamışlardır. Ne yazıktır ki bu sınıflandırma 19. yüzyıla kadar devam etmiştir.

    >