Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Babalar da Ağlar

    Yayınevi : Kapı Yayınları
    Yazar : Sinan Yağmur
    ISBN :9789752448278
    Sayfa Sayısı :190
    Baskı Sayısı :3
    Ebatlar :13.5x19.5
    Basım Yılı :2017
    195,00 ₺
    156,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Babalar buzdolabının içindeki lambaya benzer. Buzdolabın kapısını açmadan lambanın varlığının farkında olmazsınız. Peki, babaların yürek kapısı nasıl aralanır? Kim bilir nice söylenmemiş sözler saklıdır tıpkı kırışık alnındaki çizgilerde kuytuya yatırılmış duygular gibi. Yaşarken yaşadıkları görülmemiş 

    silik gölgelerimizdir babamız.

     

    Hem kendisinden korktuğumuz tedirgin bir 

    düş gibidirler, hem de korktuğumuz, canımız yandığında imdadımıza yetişmesini beklediğimiz usulca yanağımıza dokunmasını istediğimiz 

    yitik dayanağımızdır babamız.

     

    Bir babayı ancak babasını yattığı toprağın altından çağıran bir kızın gözlerindeki çaresizlikten anlayabilirsiniz.  En  çok  kızlar  sayıklar babalarının isimlerini.  Sesinden önce  soluğu yere  düşer de 

    yerden kaldıran baba eli yoktur artık.

     

    Yaşamak ağrısı büktükçe boynumuzu varsa bir avuç gözyaşımız gider mezarında “Ölmek ne kadar uzak böyle baba!” diye tırnaklarız geçmişimizi. Babaları ağlamaz bilir onun adına da yaşlar dökeriz, oysa babalar da ağlar içten içe akıtarak sessiz.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Babalar buzdolabının içindeki lambaya benzer. Buzdolabın kapısını açmadan lambanın varlığının farkında olmazsınız. Peki, babaların yürek kapısı nasıl aralanır? Kim bilir nice söylenmemiş sözler saklıdır tıpkı kırışık alnındaki çizgilerde kuytuya yatırılmış duygular gibi. Yaşarken yaşadıkları görülmemiş 

    silik gölgelerimizdir babamız.

     

    Hem kendisinden korktuğumuz tedirgin bir 

    düş gibidirler, hem de korktuğumuz, canımız yandığında imdadımıza yetişmesini beklediğimiz usulca yanağımıza dokunmasını istediğimiz 

    yitik dayanağımızdır babamız.

     

    Bir babayı ancak babasını yattığı toprağın altından çağıran bir kızın gözlerindeki çaresizlikten anlayabilirsiniz.  En  çok  kızlar  sayıklar babalarının isimlerini.  Sesinden önce  soluğu yere  düşer de 

    yerden kaldıran baba eli yoktur artık.

     

    Yaşamak ağrısı büktükçe boynumuzu varsa bir avuç gözyaşımız gider mezarında “Ölmek ne kadar uzak böyle baba!” diye tırnaklarız geçmişimizi. Babaları ağlamaz bilir onun adına da yaşlar dökeriz, oysa babalar da ağlar içten içe akıtarak sessiz.

    >