Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Avrupa'da Antifaşizmin Tarihi (1923-1939)

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    Yazar : Jacques Droz
    ISBN :9789750535635
    Sayfa Sayısı :368
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 19.00
    Basım Yılı :2023
    500,00 ₺
    425,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “Faşizm, bir dönemin ahlâki hastalığı olarak ya da kimi ülkelerin tarihsel gelişiminin mantıksal mirası olarak ele alınıyor, kapitalist toplumun tahakkümünün bir evresi olarak ya da hem komünizme hem de ayrıcalıklı bir azınlığın sömürüsüne karşı kendini ifade etme arzusundaki orta sınıf özlemlerinin meyvesi olarak analiz ediliyordu. Fakat görülmeyen ya da gözün kapalı kaldığı şey, faşizmin Avrupa’nın 19. yüzyılda tanımış olduğu diktatörlük rejimlerine asla indirgenemeyeceğiydi.” 20. yüzyıl başında Avrupa’da yükselen faşizm dalgası, hem direniş iradesini hem de bu iradeyi örseleyen tartışmaları beraberinde getirdi. Olayların aciliyeti içinde özellikle sosyalistler, komünistler, liberaller, entelektüeller, dinî cemaatler ve işçiler bu fikir ve eylem dünyasının baş aktörleri oldular. Faşizm güçlenip yayılırken antifaşistler bunun bir ölüm kalım meselesi olduğunu anlamakta geç mi kalmışlardı? Birleşmek mi ayrı mücadele etmek mi, gizli örgütlenmeler kurmak mı meclis çatısı altında demokrasiyi savunmak mı gerekiyordu? Jacques Droz, faşizme karşı direniş hareketlerinin izini sürerken sadece bir tarih okuması yapmıyor, aynı zamanda döneme dair eleştirel bir çözümleme de sunuyor. İtalyan, Alman, Avusturyalı, Fransız, İngiliz ve İspanyol antifaşizmleri yanında Balkan ve Kuzey ülkelerine de yer veriyor. Kendi vatanlarında ya da sürgünde, yeraltında ya da parlamentoda, silahlarıyla ya da kalemleriyle, hayatları pahasına direnen insanları anlatıyor. Avrupa’da Antifaşizmin Tarihi, sadece direnişin değil faşizmin analizi için de temel bir referans niteliğinde.
    “Faşizm, bir dönemin ahlâki hastalığı olarak ya da kimi ülkelerin tarihsel gelişiminin mantıksal mirası olarak ele alınıyor, kapitalist toplumun tahakkümünün bir evresi olarak ya da hem komünizme hem de ayrıcalıklı bir azınlığın sömürüsüne karşı kendini ifade etme arzusundaki orta sınıf özlemlerinin meyvesi olarak analiz ediliyordu. Fakat görülmeyen ya da gözün kapalı kaldığı şey, faşizmin Avrupa’nın 19. yüzyılda tanımış olduğu diktatörlük rejimlerine asla indirgenemeyeceğiydi.” 20. yüzyıl başında Avrupa’da yükselen faşizm dalgası, hem direniş iradesini hem de bu iradeyi örseleyen tartışmaları beraberinde getirdi. Olayların aciliyeti içinde özellikle sosyalistler, komünistler, liberaller, entelektüeller, dinî cemaatler ve işçiler bu fikir ve eylem dünyasının baş aktörleri oldular. Faşizm güçlenip yayılırken antifaşistler bunun bir ölüm kalım meselesi olduğunu anlamakta geç mi kalmışlardı? Birleşmek mi ayrı mücadele etmek mi, gizli örgütlenmeler kurmak mı meclis çatısı altında demokrasiyi savunmak mı gerekiyordu? Jacques Droz, faşizme karşı direniş hareketlerinin izini sürerken sadece bir tarih okuması yapmıyor, aynı zamanda döneme dair eleştirel bir çözümleme de sunuyor. İtalyan, Alman, Avusturyalı, Fransız, İngiliz ve İspanyol antifaşizmleri yanında Balkan ve Kuzey ülkelerine de yer veriyor. Kendi vatanlarında ya da sürgünde, yeraltında ya da parlamentoda, silahlarıyla ya da kalemleriyle, hayatları pahasına direnen insanları anlatıyor. Avrupa’da Antifaşizmin Tarihi, sadece direnişin değil faşizmin analizi için de temel bir referans niteliğinde.
    >