Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bunu Sen Oku

    Yayınevi : Artemis Yayınları
    Yazar : Komisyon
    ISBN :9786053048541
    Sayfa Sayısı :240
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 23.00
    Basım Yılı :2023
    275,00 ₺
    220,00 ₺
    Yaşarken Uzun Gelmişti Ama Ben Kısa Anlatacağım…
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Bunu Sen Oku, başarının zirvesini de hayallerinin sayısız kez yerle bir olmasını da görmüş birinin unutuşa direnen, inancını koruyan sözleriyle yazılmış bir hayat şarkısı. İclal Aydın, heykeltıraş Ozan Ünal’ın benzersiz hayal gücüyle yarattığı çizimler eşliğinde anılarının izlerini sürse de, aslında çocukluk hüzünlerine, ısrar ettiği hatalarına, hevesine ve hayallerine şefkat gösterebilen herkesin hikâyesi bu. Her düştüğünde yerden bir avuç toprakla ve yenilenmiş olarak ayağa kalkmaktan, kalbine bir şans daha vermekten yorulmayan; pişmanlığa değil gönlünce yaşamış olmanın huzuruna sığınan bir yazarın kaleminden geleceğe ve okura yazılmış bir mektup.

    "Mesela biliyor musun, beni başarılarımdan çok başarısızlıklarım güçlendirmiş aslında. Her batırıp berbat etme hikâyemde bir kahramanım olmuş, bir şekilde elimi tutmuş. Onlarca yıldır benimle evden eve taşınan günlüklerimi yaz başında okuduğumda dedim ki, İclal senin bir başarı hikâyen yok! Senin muazzam başarısızlıkların var. Ama maça dönmeye bir güç, cesaret bulmuşsun her seferinde. O güç ve cesaret kaybetmekten doğuyormuş meğer…
    Ben kaybettim, ben yazdım.
    Ozan okudu ve karaladı. Bunu sana anlattım, sen oku."

    Bunu Sen Oku, başarının zirvesini de hayallerinin sayısız kez yerle bir olmasını da görmüş birinin unutuşa direnen, inancını koruyan sözleriyle yazılmış bir hayat şarkısı. İclal Aydın, heykeltıraş Ozan Ünal’ın benzersiz hayal gücüyle yarattığı çizimler eşliğinde anılarının izlerini sürse de, aslında çocukluk hüzünlerine, ısrar ettiği hatalarına, hevesine ve hayallerine şefkat gösterebilen herkesin hikâyesi bu. Her düştüğünde yerden bir avuç toprakla ve yenilenmiş olarak ayağa kalkmaktan, kalbine bir şans daha vermekten yorulmayan; pişmanlığa değil gönlünce yaşamış olmanın huzuruna sığınan bir yazarın kaleminden geleceğe ve okura yazılmış bir mektup.

    "Mesela biliyor musun, beni başarılarımdan çok başarısızlıklarım güçlendirmiş aslında. Her batırıp berbat etme hikâyemde bir kahramanım olmuş, bir şekilde elimi tutmuş. Onlarca yıldır benimle evden eve taşınan günlüklerimi yaz başında okuduğumda dedim ki, İclal senin bir başarı hikâyen yok! Senin muazzam başarısızlıkların var. Ama maça dönmeye bir güç, cesaret bulmuşsun her seferinde. O güç ve cesaret kaybetmekten doğuyormuş meğer…
    Ben kaybettim, ben yazdım.
    Ozan okudu ve karaladı. Bunu sana anlattım, sen oku."

    >