Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Ahıska Sürgünleri

    Yayınevi : Dorlion Yayınları
    ISBN :9786052493847
    Sayfa Sayısı :402
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21
    Basım Yılı :2019
    520,00 ₺
    364,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Zeynep’in hayalinde 1944’ün o kara kasım günü canlandı. Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı. Tekerlekler takırdadıkça, tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu. Şurada burada ölülerini atarak, haftalarca yol almışlardı. Gözlerini kapattı, başını sağa sola salladı, hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu. Bundan sonra ne, ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı.

    O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları, sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu. İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden, pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması, kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti.

    Şafak vaktiydi. Pencerenin dışında köyler, kasabalar, şehirler geride kalıyordu. Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu. Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı. Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu. Yoksa onlar da bizleri “Vatan haini kulak” diye dışlayacaklar mıydı?” sorusu beynini oyuyordu.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Zeynep’in hayalinde 1944’ün o kara kasım günü canlandı. Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı. Tekerlekler takırdadıkça, tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu. Şurada burada ölülerini atarak, haftalarca yol almışlardı. Gözlerini kapattı, başını sağa sola salladı, hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu. Bundan sonra ne, ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı.

    O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları, sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu. İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden, pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması, kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti.

    Şafak vaktiydi. Pencerenin dışında köyler, kasabalar, şehirler geride kalıyordu. Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu. Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı. Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu. Yoksa onlar da bizleri “Vatan haini kulak” diye dışlayacaklar mıydı?” sorusu beynini oyuyordu.

    >