Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Zeytindağı Ateş ve Güneş (Karşılaştırmalı Eleştirel Basım)

    Yayınevi : Pozitif Yayınları
    ISBN :9786054726776
    Sayfa Sayısı :304
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    260,00 ₺
    208,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Dört yıl süren bir savaş nasıl hatırlanır? Bunun tek bir yolu yordamı olmasa gerek. Ancak Türkiye’de özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın hatırlanmasıyla ilgili çok çetrefil ve girift bir durum var. Türkiye halen bu savaşın Çanakkale gibi bazı bölümleriyle yatıp kalkarken, Falih Rıfkı Atay’ın önce Ateş ve Güneş, sonra Zeytindağı’nda anlattığı Suriye Cephesi, sondaki bozgunun etkisiyle olsa gerek adeta yok sayılır. Atay, bu iki kitapta, aynı malzemenin iki ayrı dönemde nasıl farklı hatırlanacağını bize gösterir. Cüneyt Tandoğan’ın Zeytindağı’nın farklı yıllardaki basımları üzerinden yürüttüğü eleştirel karşılaştırma ise, hafıza ve hatırlamanın her yeni dönemde yeniden konumlandırılması gerektiğini iyice anlamamızı sağlar. Tandoğan’ın ortaya çıkardığı bu ilginç yayın, Atay’ın eserlerini sadece tarihe tanıklık açısından değil, hatırlama ve hatırlananı yazmanın metinsel değeri üzerinden de yeniden düşünmemizi sağlayacak.

    Dört yıl süren bir savaş nasıl hatırlanır? Bunun tek bir yolu yordamı olmasa gerek. Ancak Türkiye’de özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın hatırlanmasıyla ilgili çok çetrefil ve girift bir durum var. Türkiye halen bu savaşın Çanakkale gibi bazı bölümleriyle yatıp kalkarken, Falih Rıfkı Atay’ın önce Ateş ve Güneş, sonra Zeytindağı’nda anlattığı Suriye Cephesi, sondaki bozgunun etkisiyle olsa gerek adeta yok sayılır. Atay, bu iki kitapta, aynı malzemenin iki ayrı dönemde nasıl farklı hatırlanacağını bize gösterir. Cüneyt Tandoğan’ın Zeytindağı’nın farklı yıllardaki basımları üzerinden yürüttüğü eleştirel karşılaştırma ise, hafıza ve hatırlamanın her yeni dönemde yeniden konumlandırılması gerektiğini iyice anlamamızı sağlar. Tandoğan’ın ortaya çıkardığı bu ilginç yayın, Atay’ın eserlerini sadece tarihe tanıklık açısından değil, hatırlama ve hatırlananı yazmanın metinsel değeri üzerinden de yeniden düşünmemizi sağlayacak.

    >