Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yirminci Yüzyılda Kalan Şehir

    Yayınevi : Ötüken Neşriyat
    ISBN :9786254080012
    Sayfa Sayısı :176
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    200,00 ₺
    160,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Tarih kitaplarında ne kolaydır zamanı anlamak? Sayfaya bir çizgi çekilir. Üzerinde kertikler... Şurası Milat... Milattan Önce, Milattan Sonra... 1200, 1300, 1400, 1500... 1900... Aralarda daha küçük eşikler. Zaman tarih kitaplarında üzeri çentikli düz bir çizgidir.

    Dilbilgisi kitaplarında da kolaydır zamanı anlamak. Di’li geçmiş, miş’li geçmiş... Geldim, geldin, geldi… Gelmişim, gelmişsin, gelmiş…

    Ceviz ağacı, tarih kitaplarındaki zaman çizgileri üzerinde gösterilmeye değmeyecek kadar ince çentiklere kök salmış, enine boyuna geniş bir ağaçtır. Ki biz o çentiklerde yaşarız.”

    Biz yirminci yüzyılda bir şehir bırakmış nesildeniz. Her birimizin o şehirde bir hikâyesi kalmıştır. Birçok hikâyesi…

    2000’e girerken, yirmi birinci yüzyıla girmenin, hatta üçüncü binyıla girmenin heyecanlarını yaşadık. Tarihin bir dönüm noktasına şahit oluyorduk! Az şey mi? Heyecanımız yatışınca fark ettik ki, ömrümüzün yarısı da giden asırla birlikte gitti.

    Bu kitap gidenlerin hikâyesidir.

    “Tarih kitaplarında ne kolaydır zamanı anlamak? Sayfaya bir çizgi çekilir. Üzerinde kertikler... Şurası Milat... Milattan Önce, Milattan Sonra... 1200, 1300, 1400, 1500... 1900... Aralarda daha küçük eşikler. Zaman tarih kitaplarında üzeri çentikli düz bir çizgidir.

    Dilbilgisi kitaplarında da kolaydır zamanı anlamak. Di’li geçmiş, miş’li geçmiş... Geldim, geldin, geldi… Gelmişim, gelmişsin, gelmiş…

    Ceviz ağacı, tarih kitaplarındaki zaman çizgileri üzerinde gösterilmeye değmeyecek kadar ince çentiklere kök salmış, enine boyuna geniş bir ağaçtır. Ki biz o çentiklerde yaşarız.”

    Biz yirminci yüzyılda bir şehir bırakmış nesildeniz. Her birimizin o şehirde bir hikâyesi kalmıştır. Birçok hikâyesi…

    2000’e girerken, yirmi birinci yüzyıla girmenin, hatta üçüncü binyıla girmenin heyecanlarını yaşadık. Tarihin bir dönüm noktasına şahit oluyorduk! Az şey mi? Heyecanımız yatışınca fark ettik ki, ömrümüzün yarısı da giden asırla birlikte gitti.

    Bu kitap gidenlerin hikâyesidir.

    >