Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Yeniköy’de Bir Yalı

    Yayınevi : Oğlak Yayıncılık
    Yazar : Zeynep Rade
    ISBN :9789753299244
    Sayfa Sayısı :288
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2017
    370,00 ₺
    296,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Yeniköy’de Bir Yalı, Baston ailesinin iki kuşağının biraz tirajik, biraz trajikomik, naif öyküsü. Hikayelerindeki başarısını romana taşıyan Zeynep Rade, bu kez kolay kolay unutulmayacak karakterleri ve ustalıkla örülmüş kurgusuyla klasikleşmeye aday bir eserle çıkıyor karşımıza.

    Tabii ki Oğlak Yayınları’nda...

    1913 senesinin ilkbaharında Halit Paşa ve ailesi yalılarına yerleştiler. O vakitler yalı renklerinin anlamları vardı. Müslüman-ların yalılarını kızıl veya kırmızıya, gayrimüslimlerinse sarı, bej ya da kahverengiye boyaması makbuldü. Halit Paşa bu hususun farkına yalıyı aldıktan sonra varmıştı. Kendisi bir devlet memuru olarak elbet evini kırmızıya boyamalıydı ama ya maliyeti? Paracıklarının daha ilk günden kuş olup uçacağını düşündükçe sıtma tutmuşçasına üzerine bir üşüme geliyor, zangır zangır titriyordu.

    Teferruatlı hesaplardan sonra pek münasip bir neticeye vardı! Yalı beyazdı ya, işte bu sebepten ona milliyetçiliğinin sembolü bir isim koyacaktı. Çok düşünmeden Bâb-ı Âli’deki tabelacının yolunu tuttu. Tabelacı işini bitirip teslim ettiğinde, iki kalın camın arasına yazılan yazı caddenin karşısından okunuyordu.

    Yeniköy’de Bir Yalı, Baston ailesinin iki kuşağının biraz tirajik, biraz trajikomik, naif öyküsü. Hikayelerindeki başarısını romana taşıyan Zeynep Rade, bu kez kolay kolay unutulmayacak karakterleri ve ustalıkla örülmüş kurgusuyla klasikleşmeye aday bir eserle çıkıyor karşımıza.

    Tabii ki Oğlak Yayınları’nda...

    1913 senesinin ilkbaharında Halit Paşa ve ailesi yalılarına yerleştiler. O vakitler yalı renklerinin anlamları vardı. Müslüman-ların yalılarını kızıl veya kırmızıya, gayrimüslimlerinse sarı, bej ya da kahverengiye boyaması makbuldü. Halit Paşa bu hususun farkına yalıyı aldıktan sonra varmıştı. Kendisi bir devlet memuru olarak elbet evini kırmızıya boyamalıydı ama ya maliyeti? Paracıklarının daha ilk günden kuş olup uçacağını düşündükçe sıtma tutmuşçasına üzerine bir üşüme geliyor, zangır zangır titriyordu.

    Teferruatlı hesaplardan sonra pek münasip bir neticeye vardı! Yalı beyazdı ya, işte bu sebepten ona milliyetçiliğinin sembolü bir isim koyacaktı. Çok düşünmeden Bâb-ı Âli’deki tabelacının yolunu tuttu. Tabelacı işini bitirip teslim ettiğinde, iki kalın camın arasına yazılan yazı caddenin karşısından okunuyordu.

    >