Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Varlık ve İnsan: Kemalpaşazade Bağlamında Bir Tasavvurun Yeniden İnşası

    Yayınevi : Klasik Yayınları
    ISBN :9789758740819
    Sayfa Sayısı :124
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :11x22 cm
    Basım Yılı :2013
    351,00 ₺
    298,35 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Elinizdeki eserin asıl amacı, insanı incelemek, onun varlığına ve özüne ilişkin temel sorunlara kapsamlı bir izah doğrultusunda, burada insan, modern dönemlerde kendini gösteren parçacı ve indirgeci yönelimlerin aksine, "ontolojik bütünlük" içerisinde ele alınmaktadır. Zira bu çalışmanın temel iddialarından biri, insanın anlamının ancak varlığın anlamının kavramasıyla birlikte ortaya çıkacağı şeklindedir. Böyle bir yaklaşım, her ne kadar çeşitli kadim geleneklerde mevcutsa da özellikle İslam düşünce geleneğinde tebarüz etmektedir. Bu durum, genel İslam düşüncesinin önemli bir kesitini teşkil eden Osmanlı düşünce ve felsefe geleneği için de aynen geçerlidir. Bu geleneğin en büyük temsilcilerinden Kemalpaşazade’nin (ö. 940 / 1534) düşüncesi üzerinden gerçekleştirilen elinizdeki çalışma, bunu, tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Belirtmek gerekir ki, Kemalpaşazade, bir varlık ve insan filozofu olarak, Osmanlı felsefesinde mühim bir yere sahiptir. Onun önemi, insani ontolojik bütünlüğüyle ele almasında olduğu kadar varlık ve insan sorununa getirdiği çözüm önerilerinde de açığa çıkar. Aslında bu gerçek, böyle bir çalışmanın niçin "Kemalpaşazade bağlamında" yapıldığı sorusunun da cevabını içermektedir.

    Elinizdeki eserin asıl amacı, insanı incelemek, onun varlığına ve özüne ilişkin temel sorunlara kapsamlı bir izah doğrultusunda, burada insan, modern dönemlerde kendini gösteren parçacı ve indirgeci yönelimlerin aksine, "ontolojik bütünlük" içerisinde ele alınmaktadır. Zira bu çalışmanın temel iddialarından biri, insanın anlamının ancak varlığın anlamının kavramasıyla birlikte ortaya çıkacağı şeklindedir. Böyle bir yaklaşım, her ne kadar çeşitli kadim geleneklerde mevcutsa da özellikle İslam düşünce geleneğinde tebarüz etmektedir. Bu durum, genel İslam düşüncesinin önemli bir kesitini teşkil eden Osmanlı düşünce ve felsefe geleneği için de aynen geçerlidir. Bu geleneğin en büyük temsilcilerinden Kemalpaşazade’nin (ö. 940 / 1534) düşüncesi üzerinden gerçekleştirilen elinizdeki çalışma, bunu, tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Belirtmek gerekir ki, Kemalpaşazade, bir varlık ve insan filozofu olarak, Osmanlı felsefesinde mühim bir yere sahiptir. Onun önemi, insani ontolojik bütünlüğüyle ele almasında olduğu kadar varlık ve insan sorununa getirdiği çözüm önerilerinde de açığa çıkar. Aslında bu gerçek, böyle bir çalışmanın niçin "Kemalpaşazade bağlamında" yapıldığı sorusunun da cevabını içermektedir.

    >