Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Televizyondaki Agora: Bir Kamusal Alan İmkanı Olarak Televizyon

    Yayınevi : Gece Akademi
    ISBN :9786057623379
    Sayfa Sayısı :258
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    323,00 ₺
    226,10 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Farklı toplumsal tecrübeler ile şekillenebilen alternatif kamusal alanların olup olmadığı bu çalışmaya öncülük eden fikrin motivasyonudur. Türkiye’de bir parlamenter rejimin varlığından, toplumsal talep, itiraz ve tasarıların bu parlamentodaki ifadesinden bahsedebiliriz. Ancak Türkiye demokrasi tarihinde çokta parlak hikayelerin yer aldığını söyleyemeyiz. Türkiye, geç modernliklerdeki diğer örnekler gibi, geleneklerinin çağdaş dünyanın gereklerine uyarlanması sürecinde kimi paradoksalar yaşamış bir ülke olarak, bazı belirsizliklerle kuşatılmıştır. Kadının görünürlüğü, iletişimsel demokrasi, din ve devlet ilişkisi, devlet ve birey ilişkisi, farklı etnik grupların ve dillerin ifadesi gibi konularda birtakım belirsizlikler sürmeye devam etmektedir. Bu yüzden ‘ortak varlığın’ sorunları üzerinde akıl yürüten kamusal bir topluluk dirimseldir. Yurttaşların ortak yaşamla ilgili müşterek sorunlar üzerinde nasıl müzakere edebilecekleri, bu çalışmanın esas meselesi olmuştur. Elinizdeki kitap, Türkiye televizyonlarındaki forum programlarını bu bakış açısıyla değerlendirmeyi hedeflemiştir.

    Farklı toplumsal tecrübeler ile şekillenebilen alternatif kamusal alanların olup olmadığı bu çalışmaya öncülük eden fikrin motivasyonudur. Türkiye’de bir parlamenter rejimin varlığından, toplumsal talep, itiraz ve tasarıların bu parlamentodaki ifadesinden bahsedebiliriz. Ancak Türkiye demokrasi tarihinde çokta parlak hikayelerin yer aldığını söyleyemeyiz. Türkiye, geç modernliklerdeki diğer örnekler gibi, geleneklerinin çağdaş dünyanın gereklerine uyarlanması sürecinde kimi paradoksalar yaşamış bir ülke olarak, bazı belirsizliklerle kuşatılmıştır. Kadının görünürlüğü, iletişimsel demokrasi, din ve devlet ilişkisi, devlet ve birey ilişkisi, farklı etnik grupların ve dillerin ifadesi gibi konularda birtakım belirsizlikler sürmeye devam etmektedir. Bu yüzden ‘ortak varlığın’ sorunları üzerinde akıl yürüten kamusal bir topluluk dirimseldir. Yurttaşların ortak yaşamla ilgili müşterek sorunlar üzerinde nasıl müzakere edebilecekleri, bu çalışmanın esas meselesi olmuştur. Elinizdeki kitap, Türkiye televizyonlarındaki forum programlarını bu bakış açısıyla değerlendirmeyi hedeflemiştir.

    >