Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Teke (Antalya) ve Karamanoğulları Bayrağı

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : Ali Yıldız
    ISBN :9786257958684
    Sayfa Sayısı :201
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    590,00 ₺
    413,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    ''Bu Günden Sonra Divanda, Dergahta, Bargahta, Mecliste ve Meydanda Türkçeden Başka Dil Kullanılmayacaktır, Defterler Dahi Böyle Tutula!” diye ferman eylemişti Karamanoğlu Mehmet Bey. Yıl 1277 O güne kadar Selçuklu devletinin köşe başlarını tutan İran-Acem asıllı bürokratlar yazışma dili olarak Farsça ve Arapça kullanıyor, halk ise Türkçeden başka dil bilmiyordu.

    Medrese ve okullarda da Farsça ve Arapça okutuluyor, buraya devleti yöneten Farslı ve acem yöneticilerin çocukları devam ediyor, halk çocukları burada yer bulmuyor, cahil kalıyor cahil kalıyor diye aşağılanıyordu. Ünlü mutasavvıf Mevlana aynı dönemde şiirlerini Farsça yazıyordu. Halkın Yunus Emre’den başka anladığı bir şair ve yazar yoktu.

    Zanaatkarlar, çiftçiler, Yörükler, Ahiler yayımlanan fermanları okuyup anlamadıklarından aleyh veya lehlerine olduğunu bilmiyordu. İşte böyle bir zamanın cengaverleridir Karamanoğulları.24.000 askeri olduğunu, bunu gerektiğinde 70.000’e kadar çıkardığını, bölgede, Moğollar, Ermeniler, Kıbrıs ve Rodos Şövalyeleri ile mücadele halinde bulunduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok.

    Belli bir coğrafi bölgesi olan, Beyler adına sikke kesilen (para basılan), hutbe okunan, bir devletin elbette bayrağı da olmalıydı. İşte bu kitap tam da Karamanoğulları çağında yazılmış ve Teke ve Karamanoğulları bayrağını çizimi ile ortaya koymuş yegane kaynaktır.

    ''Bu Günden Sonra Divanda, Dergahta, Bargahta, Mecliste ve Meydanda Türkçeden Başka Dil Kullanılmayacaktır, Defterler Dahi Böyle Tutula!” diye ferman eylemişti Karamanoğlu Mehmet Bey. Yıl 1277 O güne kadar Selçuklu devletinin köşe başlarını tutan İran-Acem asıllı bürokratlar yazışma dili olarak Farsça ve Arapça kullanıyor, halk ise Türkçeden başka dil bilmiyordu.

    Medrese ve okullarda da Farsça ve Arapça okutuluyor, buraya devleti yöneten Farslı ve acem yöneticilerin çocukları devam ediyor, halk çocukları burada yer bulmuyor, cahil kalıyor cahil kalıyor diye aşağılanıyordu. Ünlü mutasavvıf Mevlana aynı dönemde şiirlerini Farsça yazıyordu. Halkın Yunus Emre’den başka anladığı bir şair ve yazar yoktu.

    Zanaatkarlar, çiftçiler, Yörükler, Ahiler yayımlanan fermanları okuyup anlamadıklarından aleyh veya lehlerine olduğunu bilmiyordu. İşte böyle bir zamanın cengaverleridir Karamanoğulları.24.000 askeri olduğunu, bunu gerektiğinde 70.000’e kadar çıkardığını, bölgede, Moğollar, Ermeniler, Kıbrıs ve Rodos Şövalyeleri ile mücadele halinde bulunduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok.

    Belli bir coğrafi bölgesi olan, Beyler adına sikke kesilen (para basılan), hutbe okunan, bir devletin elbette bayrağı da olmalıydı. İşte bu kitap tam da Karamanoğulları çağında yazılmış ve Teke ve Karamanoğulları bayrağını çizimi ile ortaya koymuş yegane kaynaktır.

    >