Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Taxa Filla

    Yayınevi : Aras Yayıncılık
    ISBN :9786052100301
    Sayfa Sayısı :112
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2018
    350,00 ₺
    315,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Aras Yayıncılık, Mıgırdiç Margosyan'ın 80. yaşı vesilesiyle yaptığı yayınlara bir yenisini ekliyor. Yazarın Türkçedeki ilk kitabı ve en çok bilinen eseri olan Gavur Mahallesi’nin Kürtçe çevirisi okurların beğenisine sunuluyor. Ermenice yazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan-Ayvazyan Edebiyat Ödülü'nü (Paris-Fransa) 1988 yılında kazanan Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) adlı kitabın çevirisi olan bu kitap bugün artık tarih olmuş bir Diyarbakır’ın bugüne dek edebiyatta yapılmış en canlı tasvirlerinden birini sunuyor. Öykülerinde Diyarbakır ve çevresindeki insanların yaşamlarından kesitler sunan Margosyan, yalnızca Ermenileri değil, folklorik değerleri, gelenekleri, kederleri ve sevinçleriyle bütün bir yöreyi tanıtıyor okurlarına. Öykülerin büyüsü yaşanmışlıklarında gizli:

    "Yazılarımda, bizim oraları anlattım, gördüğüm ve yaşadığım gibi. Tipleri ve adlarını hemen hemen aynen verdim, değiştirmeden, oldukları gibi. Onlardan, o bacolardan, o dayılardan, o amcalardan çoğu öte tarafa göçmüşlerdir. Adları, hatıraları, biraz da bu satırlarda, bu kitaplarda yaşasın..."

    Aras Yayıncılık, Mıgırdiç Margosyan'ın 80. yaşı vesilesiyle yaptığı yayınlara bir yenisini ekliyor. Yazarın Türkçedeki ilk kitabı ve en çok bilinen eseri olan Gavur Mahallesi’nin Kürtçe çevirisi okurların beğenisine sunuluyor. Ermenice yazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan-Ayvazyan Edebiyat Ödülü'nü (Paris-Fransa) 1988 yılında kazanan Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) adlı kitabın çevirisi olan bu kitap bugün artık tarih olmuş bir Diyarbakır’ın bugüne dek edebiyatta yapılmış en canlı tasvirlerinden birini sunuyor. Öykülerinde Diyarbakır ve çevresindeki insanların yaşamlarından kesitler sunan Margosyan, yalnızca Ermenileri değil, folklorik değerleri, gelenekleri, kederleri ve sevinçleriyle bütün bir yöreyi tanıtıyor okurlarına. Öykülerin büyüsü yaşanmışlıklarında gizli:

    "Yazılarımda, bizim oraları anlattım, gördüğüm ve yaşadığım gibi. Tipleri ve adlarını hemen hemen aynen verdim, değiştirmeden, oldukları gibi. Onlardan, o bacolardan, o dayılardan, o amcalardan çoğu öte tarafa göçmüşlerdir. Adları, hatıraları, biraz da bu satırlarda, bu kitaplarda yaşasın..."

    >