Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Tarihten Geleceğe İletişim Teknolojileri

    Yayınevi : Siyasal Kitabevi
    Yazar : Ümit Atabek
    ISBN :9786057877499
    Sayfa Sayısı :304
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24 cm
    Basım Yılı :2020
    375,00 ₺
    318,75 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Bu çalışma, iletişim teknolojilerini toplumsal bağlamıyla ve eleştirel bir perspektifle irdelemeyi amaçlamaktadır. İletişim alanı, akademik ve toplumsal eleştirinin görece daha yaygın yapıldığı bir alan olarak değerlendirilebilir. Ancak, aynı şeyi iletişim teknolojileri için söylemek pek olanaklı görünmüyor. Teknoloji ve özellikle de iletişim teknolojileri alanı, mitlerin ve mistifikasyonların toplumsal eleştiriyi önemli ölçüde kısıtladığı bir alan. Bu nedenle, iletişim teknolojilerini toplumsal bağlamıyla ve eleştirel perspektifle irdeleme amacının çok da kolay gerçekleştirilemeyecek bir amaç olduğunu kabul etmek gerek.

    Bu çalışmayla, Türkiye’de de hızla zenginleşmekte olan iletişim literatürüne, toplumsal ve eleştirel bir perspektifle teknoloji vurgusu yaparak katkıda bulunulabileceği umulmaktadır. Çalışma, Türkiye’de iletişim teknolojileri literatürünün gelişmesine yönelik bir sosyal bilimci katkısı olarak değerlendirilmelidir. Ancak, gelecek kuşak akademisyenlerin iletişim teknolojileri çalışma alanında sosyal bilim-fen/doğa bilimi ayrımını marjinalleştirecek yeni ve daha nitelikli katkılar sunabileceğini umuyorum.

    Bu çalışma, iletişim teknolojilerini toplumsal bağlamıyla ve eleştirel bir perspektifle irdelemeyi amaçlamaktadır. İletişim alanı, akademik ve toplumsal eleştirinin görece daha yaygın yapıldığı bir alan olarak değerlendirilebilir. Ancak, aynı şeyi iletişim teknolojileri için söylemek pek olanaklı görünmüyor. Teknoloji ve özellikle de iletişim teknolojileri alanı, mitlerin ve mistifikasyonların toplumsal eleştiriyi önemli ölçüde kısıtladığı bir alan. Bu nedenle, iletişim teknolojilerini toplumsal bağlamıyla ve eleştirel perspektifle irdeleme amacının çok da kolay gerçekleştirilemeyecek bir amaç olduğunu kabul etmek gerek.

    Bu çalışmayla, Türkiye’de de hızla zenginleşmekte olan iletişim literatürüne, toplumsal ve eleştirel bir perspektifle teknoloji vurgusu yaparak katkıda bulunulabileceği umulmaktadır. Çalışma, Türkiye’de iletişim teknolojileri literatürünün gelişmesine yönelik bir sosyal bilimci katkısı olarak değerlendirilmelidir. Ancak, gelecek kuşak akademisyenlerin iletişim teknolojileri çalışma alanında sosyal bilim-fen/doğa bilimi ayrımını marjinalleştirecek yeni ve daha nitelikli katkılar sunabileceğini umuyorum.

    >