palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Tarihin ve Dinin İstismarı

    Yayınevi : Beyan Yayınları
    Yazar : Adnan Demircan
    ISBN :9789754738483
    Sayfa Sayısı :220
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    310,00 ₺
    248,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Tarihin ve dinin geniş bir menfaat yelpazesinde istismarı, tarih boyunca karşılaştığımız bir durumdur.
    İnsanlar, kendi konumlarını meşrulaştırmak, çıkar ve güç elde etmek için muhtelif yollarla geçmişe ait olanı kullanabilmektedir. Bunu bireyler yaptığı gibi kurum, kuruluş ve kişiler de yapabilir. Ancak istismar edilen din olduğunda etkileri çok daha farklı olmaktadır.

    Elinizdeki kitap, tarihin ve dinin Fetö özelinde çağdaş istismarına bir örnek olmak üzere kaleme alınmıştır.
    Burada eleştiri konusu olan tutumun ve bundan doğan sorunun sadece bir örgüte, bir bölgeye ya da bir döneme mahsus olmadığının, bunun genel bir sorun olduğunun unutulmaması gerekir. Nitekim tarihte, günümüzde örneğini gördüğümüz istismara benzer kişisel ve kurumsal faaliyetlerin varlığına da şahit olmaktayız.

    İstismarın en sağlıklı cevabı, objektif ve sağlam bir eğitimdir. İnsanımız iyi bir din ve tarih eğitimi almazsa kime güveneceğini ve inanacağını bilemez ve şaşkınlık içinde savrularak istismara açık hale gelir.

    Tarihin ve dinin geniş bir menfaat yelpazesinde istismarı, tarih boyunca karşılaştığımız bir durumdur.
    İnsanlar, kendi konumlarını meşrulaştırmak, çıkar ve güç elde etmek için muhtelif yollarla geçmişe ait olanı kullanabilmektedir. Bunu bireyler yaptığı gibi kurum, kuruluş ve kişiler de yapabilir. Ancak istismar edilen din olduğunda etkileri çok daha farklı olmaktadır.

    Elinizdeki kitap, tarihin ve dinin Fetö özelinde çağdaş istismarına bir örnek olmak üzere kaleme alınmıştır.
    Burada eleştiri konusu olan tutumun ve bundan doğan sorunun sadece bir örgüte, bir bölgeye ya da bir döneme mahsus olmadığının, bunun genel bir sorun olduğunun unutulmaması gerekir. Nitekim tarihte, günümüzde örneğini gördüğümüz istismara benzer kişisel ve kurumsal faaliyetlerin varlığına da şahit olmaktayız.

    İstismarın en sağlıklı cevabı, objektif ve sağlam bir eğitimdir. İnsanımız iyi bir din ve tarih eğitimi almazsa kime güveneceğini ve inanacağını bilemez ve şaşkınlık içinde savrularak istismara açık hale gelir.

    >