Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Türkiye'den Felsefe Manzaraları 4

    Yayınevi : Bilge Kültür Sanat
    ISBN :9786057931627
    Sayfa Sayısı :192
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    220,00 ₺
    176,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Yirmiye yakın kitabı bulunan Prof. Dr. Ömer Naci Soykan, Türkiye’de ve Türkçe felsefe yapmanın önemini her zaman vurgulayan ve çalışmalarını bu yönde ilerleten felsefecilerin başında geliyor.

    İlki 1993 yılında yayımlanan Türkiye’den Felsefe Manzaraları’nın bu dördüncü cildi de aynı amacı hedefliyor. İnsan hakları, demokrasi, Türkiye’de aydın olmak, nesnelerin bölümlenmesi, yorumbilgisel yaklaşım, Alman felsefesine giriş gibi farklı ama aynı bakış açısıyla kaleme alınmış metinler geniş bir panorama sunarken, özünde felsefenin insan yaşamına uzak olmadığını bir kez daha yineliyor.

    “Türkçe felsefe yapmak, Türkçenin gördüğünü görmeyi gerektirir. Dil bize hazır olarak verildiği için onun neyi, nasıl gördüğünün çoğu kez ayırdında olmayız. Sözcükleri alışkanlıkla ardı sıra getirir, konuşuruz. Somut felsefe, en güç sorunları bile okura sunarken onlardan anlama yetisini kullanmalarından ve çelişme ilkesine uymalarından başka bir şey istemez. Somut felsefeyi anlamak belki kolaydır; ama yapmak güçtür. Zira güç olanı kolay yapmak güçtür. Felsefe yapmak, konuşmayı sürdürmektir.”

    Prof. Dr. Ömer Naci Soykan

    Yirmiye yakın kitabı bulunan Prof. Dr. Ömer Naci Soykan, Türkiye’de ve Türkçe felsefe yapmanın önemini her zaman vurgulayan ve çalışmalarını bu yönde ilerleten felsefecilerin başında geliyor.

    İlki 1993 yılında yayımlanan Türkiye’den Felsefe Manzaraları’nın bu dördüncü cildi de aynı amacı hedefliyor. İnsan hakları, demokrasi, Türkiye’de aydın olmak, nesnelerin bölümlenmesi, yorumbilgisel yaklaşım, Alman felsefesine giriş gibi farklı ama aynı bakış açısıyla kaleme alınmış metinler geniş bir panorama sunarken, özünde felsefenin insan yaşamına uzak olmadığını bir kez daha yineliyor.

    “Türkçe felsefe yapmak, Türkçenin gördüğünü görmeyi gerektirir. Dil bize hazır olarak verildiği için onun neyi, nasıl gördüğünün çoğu kez ayırdında olmayız. Sözcükleri alışkanlıkla ardı sıra getirir, konuşuruz. Somut felsefe, en güç sorunları bile okura sunarken onlardan anlama yetisini kullanmalarından ve çelişme ilkesine uymalarından başka bir şey istemez. Somut felsefeyi anlamak belki kolaydır; ama yapmak güçtür. Zira güç olanı kolay yapmak güçtür. Felsefe yapmak, konuşmayı sürdürmektir.”

    Prof. Dr. Ömer Naci Soykan

    >