Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sosyal Bilim Felsefesi

    Yayınevi : Sentez Yayınları
    Yazarlar : Ted Benton , Lan Craib
    ISBN :9786055790011
    Sayfa Sayısı :256
    Baskı Sayısı :4
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2016
    265,00 ₺
    225,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: Stoktan Teslim

    Burada incelediğimiz tartışmaların beraberinde getirdiği değerler vardır. Bunlardan biri, ister doğa bilimlerinde isterse sosyal bilimlerde olsun, bilimsel ve felsefi araştırmaların kompleksliğine saygıdır. Ortaklaşa sahip olabilecekleri şeyleri ve hangi noktalarda farklılaşabileceklerini sormaktan ziyade doğa bilimlerinin hiçbir şekilde sosyal bilimlere benzemediğini söylemek çok kolaydır; hem doğa bilimleri hem de sosyal bilimlerde uzlaşımcı bir konumu benimsemek ve fikirlerimizi hangi argümanlar ve kanıtlarla destekleyebileceğimizi düşünmekten kaçınmak çok kolaydır. İnsanların bize söyledikleri şeyleri nasıl yorumladığımızı, nasıl anlayacağımızı sorgulamadan yorumcu veya fenomenolojik bir konumu benimsemek kolaydır. Ayrıca, insanların söylediklerini olduğu gibi kabul etmeli miyiz? Onların ifadelerini daha genel bir bağlama yerleştirmemiz gerekir mi? vb. Ve toplumsal gerçekliğin doğası hakkında zor ontolojik sorular sormadan yorumcu bir görüşü benimsemek de çok kolaydır. Buradaki mesaj, bizzat düşünmenin, kullandığınız fikirlerin ve araştırdığımız dünyanın detayları, derinlikleri ve paradokslarının farkında olmanın, hiçbir açık cevabı olmayan zor meselelerden kaçınmamanın bir değeri olduğudur.

    Burada incelediğimiz tartışmaların beraberinde getirdiği değerler vardır. Bunlardan biri, ister doğa bilimlerinde isterse sosyal bilimlerde olsun, bilimsel ve felsefi araştırmaların kompleksliğine saygıdır. Ortaklaşa sahip olabilecekleri şeyleri ve hangi noktalarda farklılaşabileceklerini sormaktan ziyade doğa bilimlerinin hiçbir şekilde sosyal bilimlere benzemediğini söylemek çok kolaydır; hem doğa bilimleri hem de sosyal bilimlerde uzlaşımcı bir konumu benimsemek ve fikirlerimizi hangi argümanlar ve kanıtlarla destekleyebileceğimizi düşünmekten kaçınmak çok kolaydır. İnsanların bize söyledikleri şeyleri nasıl yorumladığımızı, nasıl anlayacağımızı sorgulamadan yorumcu veya fenomenolojik bir konumu benimsemek kolaydır. Ayrıca, insanların söylediklerini olduğu gibi kabul etmeli miyiz? Onların ifadelerini daha genel bir bağlama yerleştirmemiz gerekir mi? vb. Ve toplumsal gerçekliğin doğası hakkında zor ontolojik sorular sormadan yorumcu bir görüşü benimsemek de çok kolaydır. Buradaki mesaj, bizzat düşünmenin, kullandığınız fikirlerin ve araştırdığımız dünyanın detayları, derinlikleri ve paradokslarının farkında olmanın, hiçbir açık cevabı olmayan zor meselelerden kaçınmamanın bir değeri olduğudur.

    >