Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sivri Dilli Dahi: Hagop Baronyan’ın Siyasi ve Toplumsal Hicvi

    Yayınevi : Bgst Yayınları
    ISBN :9789756165799
    Sayfa Sayısı :300
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14.7x21.5 cm
    Basım Yılı :2017
    360,00 ₺
    324,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Kendisini insan davranışlarını yargılayan bir hâkim ve bir yıkım üstadı olarak gören Hagop Baronyan, hiciv sanatını, en azından kendi toplumu için, toplumsal ahlakı, adaleti ve uyumu teşvik etmek ve yeniden kurmak için gerek duyduğu silah olarak kullanır. O, keskin, acımasız kamusal eleştirilerin insanları sarsarak kendine getireceğine inanırdı. Yayınladığı çok sayıda periyodik, onun saldırılarından mustarip olan çok sayıdaki kurbanının geçit törenlerini yaptıkları ya da insana has budalalıkların, ahlaksızlıkların ve toplumsal hastalıkların alaya alındığı bir sahne işlevi görmüştür.”

    Hagop Baronyan’ın hayatı, eserleri ve fikirleri üzerine odaklanan elinizdeki bu çalışma, 1978 yılında, o dönemin şartları ve bakış açısıyla yazılmıştır. Buna rağmen tartıştığı meseleler asla eskimemiştir ve Türkiye kamuoyunda eksikliği hâlâ hissedilen önemli bazı konulara ışık tutacaktır. 19. Yüzyılın ikinci yarısında yaşamış, neredeyse tüm ömrünü İstanbul’da geçirmiş bir Osmanlı Ermeni entelektüeli olan Hagop Baronyan, kendi yaşadığı topraklarda uzun süre hiç hatırlanmadı.

    21. yüzyılın başlarına kadar ülkemizde fazlaca tanınmayan, eserleri yalnızca Ermenice bilen Türkiyeliler tarafından okunabilen bir yazardı. Ancak yakın zamanda onun hayatına ve özellikle tiyatro alanındaki eserlerine dönük bir ilgi doğmuş durumda. Eserlerinden birçoğu yakın zamanda Türkçeye çevrildi, oyunlarından bazıları Türkiye sahnelerinde Türkçe olarak izleyicilerle buluşma şansı yakaladı. Elinizdeki kitabın onun eserlerine ve kişiliğine dönük artan ilgiye bir yanıt oluşturacağı kanaatindeyiz.

    “Kendisini insan davranışlarını yargılayan bir hâkim ve bir yıkım üstadı olarak gören Hagop Baronyan, hiciv sanatını, en azından kendi toplumu için, toplumsal ahlakı, adaleti ve uyumu teşvik etmek ve yeniden kurmak için gerek duyduğu silah olarak kullanır. O, keskin, acımasız kamusal eleştirilerin insanları sarsarak kendine getireceğine inanırdı. Yayınladığı çok sayıda periyodik, onun saldırılarından mustarip olan çok sayıdaki kurbanının geçit törenlerini yaptıkları ya da insana has budalalıkların, ahlaksızlıkların ve toplumsal hastalıkların alaya alındığı bir sahne işlevi görmüştür.”

    Hagop Baronyan’ın hayatı, eserleri ve fikirleri üzerine odaklanan elinizdeki bu çalışma, 1978 yılında, o dönemin şartları ve bakış açısıyla yazılmıştır. Buna rağmen tartıştığı meseleler asla eskimemiştir ve Türkiye kamuoyunda eksikliği hâlâ hissedilen önemli bazı konulara ışık tutacaktır. 19. Yüzyılın ikinci yarısında yaşamış, neredeyse tüm ömrünü İstanbul’da geçirmiş bir Osmanlı Ermeni entelektüeli olan Hagop Baronyan, kendi yaşadığı topraklarda uzun süre hiç hatırlanmadı.

    21. yüzyılın başlarına kadar ülkemizde fazlaca tanınmayan, eserleri yalnızca Ermenice bilen Türkiyeliler tarafından okunabilen bir yazardı. Ancak yakın zamanda onun hayatına ve özellikle tiyatro alanındaki eserlerine dönük bir ilgi doğmuş durumda. Eserlerinden birçoğu yakın zamanda Türkçeye çevrildi, oyunlarından bazıları Türkiye sahnelerinde Türkçe olarak izleyicilerle buluşma şansı yakaladı. Elinizdeki kitabın onun eserlerine ve kişiliğine dönük artan ilgiye bir yanıt oluşturacağı kanaatindeyiz.

    >