Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Seven Bekler

    Yayınevi : İthaki Yayınları
    ISBN :9786257650670
    Sayfa Sayısı :200
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    190,00 ₺
    152,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Seven Bekler, bugün ismi anılmayan Hayrettin Ziya Taluy’un iki öykü kitabını, Dert Veren Pınar (1934) ve Karadeniz Hikâyeleri’ni (1940) bir araya getiriyor. Hayrettin Ziya memuriyetleri sebebiyle gezdiği Anadolu’yu anlatmış. Özellikle Karadeniz Hikâyeleri’nde yöre halkının ekonomik sorunlarını, doğayla, ağalarla, reji müfettişleri ve kaçakçılarla mücadelesini tasvir etmiş. İstanbul merkezli edebiyatımızın köye yönelişinden yıllar önce, bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu insanının öykülerini okuyacaksınız.

    “Türkiye’nin neresine gitsen bir Karadeniz uşağı görebilirsin. Büyük savaştan evvel çalışmak için Rusya’ya, hatta Sibirya’ya kadar gidenleri vardı. Zekâlarıyla, azimleriyle, gayretleriyle her sahada kazanma fırsatlarını da bulurlar. Erkek nüfusta daimi bir hareket vardır, senenin belirli mevsimlerinde işler kadınlara kalır, tarlalarda onlar çalışırlar.”

    Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi.

    Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.

    Seven Bekler, bugün ismi anılmayan Hayrettin Ziya Taluy’un iki öykü kitabını, Dert Veren Pınar (1934) ve Karadeniz Hikâyeleri’ni (1940) bir araya getiriyor. Hayrettin Ziya memuriyetleri sebebiyle gezdiği Anadolu’yu anlatmış. Özellikle Karadeniz Hikâyeleri’nde yöre halkının ekonomik sorunlarını, doğayla, ağalarla, reji müfettişleri ve kaçakçılarla mücadelesini tasvir etmiş. İstanbul merkezli edebiyatımızın köye yönelişinden yıllar önce, bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu insanının öykülerini okuyacaksınız.

    “Türkiye’nin neresine gitsen bir Karadeniz uşağı görebilirsin. Büyük savaştan evvel çalışmak için Rusya’ya, hatta Sibirya’ya kadar gidenleri vardı. Zekâlarıyla, azimleriyle, gayretleriyle her sahada kazanma fırsatlarını da bulurlar. Erkek nüfusta daimi bir hareket vardır, senenin belirli mevsimlerinde işler kadınlara kalır, tarlalarda onlar çalışırlar.”

    Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi.

    Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.

    >