Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sanrı ve Düş

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : Sigmund Freud
    ISBN :9786052885635
    Sayfa Sayısı :123
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    236,00 ₺
    165,20 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Ne var ki bu varsayımlar ya da keşifler küçük kabartma ile ilgili hiçbir arkeolojik gerçek sunmuyordu ve Nobert kuşkusuz, bilim çatısı altında olabilecek, başka bir şeyin onu bu kopyaya döndürdüğünün farkındaydı. Onun için asıl soru bu kabartmayı yapan sanatçının Gravida’nın yürüyüş tarzını gerçek hayattan alıp almadığıydı ve antik eserlerden oluşan zengin koleksiyonu bu konuda hiç yardımcı olmuyordu. Sağ ayağının dikey pozisyonu abartılı görünüyordu. Yaptığı tüm yürüyüş deneylerinde hareket eden sol ayağının pozisyonu hep daha alçakta oluyordu. Matematiksel olarak sadece kısa bir süre boyunca yere kırk beş derecelik açıyla duruyordu. Amaca en iyi şekilde hizmet ettiği için bu, yürüme mekanizmasının doğal hali gibi görünüyordu. Bir kez genç anatomist arkadaşının yanında bu soruyu gündeme getirmişti ancak bu bağlamda hiçbir gözlem yapmadığı için kesin bir karara ulaşamadı. Arkadaşının deneyimi kendisininkiyle uyuşuyordu ancak bir kadının yürüyüş tarzının bir adamınkinden farklı olup olmadığını bilmediği için soru cevapsız kaldı.

    Ne var ki bu varsayımlar ya da keşifler küçük kabartma ile ilgili hiçbir arkeolojik gerçek sunmuyordu ve Nobert kuşkusuz, bilim çatısı altında olabilecek, başka bir şeyin onu bu kopyaya döndürdüğünün farkındaydı. Onun için asıl soru bu kabartmayı yapan sanatçının Gravida’nın yürüyüş tarzını gerçek hayattan alıp almadığıydı ve antik eserlerden oluşan zengin koleksiyonu bu konuda hiç yardımcı olmuyordu. Sağ ayağının dikey pozisyonu abartılı görünüyordu. Yaptığı tüm yürüyüş deneylerinde hareket eden sol ayağının pozisyonu hep daha alçakta oluyordu. Matematiksel olarak sadece kısa bir süre boyunca yere kırk beş derecelik açıyla duruyordu. Amaca en iyi şekilde hizmet ettiği için bu, yürüme mekanizmasının doğal hali gibi görünüyordu. Bir kez genç anatomist arkadaşının yanında bu soruyu gündeme getirmişti ancak bu bağlamda hiçbir gözlem yapmadığı için kesin bir karara ulaşamadı. Arkadaşının deneyimi kendisininkiyle uyuşuyordu ancak bir kadının yürüyüş tarzının bir adamınkinden farklı olup olmadığını bilmediği için soru cevapsız kaldı.

    >