Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sadreddin Konevi Kitaplığı - Tasavvuf Metafiziği

    Yayınevi : Kapı Yayınları
    ISBN :9786055107888
    Sayfa Sayısı :207
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2014
    125,00 ₺
    100,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hz. Peygamber ‘Allah'ım! Bana eşyanın hakikatini olduğu hal üzere göster buyurur. Günlük meşguliyetler içerisinde ruhumuzun en  derininde gizlenmiş en saklı talebimizi bundan daha iyi özetleyecek bir cümle olamazdı herhalde! 'Eşyanın hakikatini olduğu hal üzere görmek insanlığın kendini ifade edebildiği devirlerden beri aradığı idealdir. Mitolojiler üzerindeki araştırmalar bu metinlerdeki temel meselenin 'hakikati arama' olduğunu gösteriyor. Platon'un 'mağara' istiaresinin ana sorunu gölgelerle yetinmek yerine 'hakikati tanıma' cesaretini göstermenin insanı insan yapan yegâne imkân olduğuydu. Hakikati arama talebi farklı bilim ve düşünce havzalarının izlerini taşıyarak islan metafizik geleneğinde nihai formunu buldu. Bu gelenekte artık hakikat arama arzusu büyük filozoflara mahsus bir ayrıcalık değil, her bir ferdir peşinde olduğu bir 'insanlık ödevi' sayıldı. 'Hakikat' farklı bağlamlarda yeni isimler kazanarak Müslümanların-hayatının merkezine yerleşti: İnsan-Allah ilişkisinde sahih iman ve marifet, ferdi ve içtimai fiillerimiz için 'adalet', sanat ve estetik alanında ise 'güzellik' kavramı 'salt hakikat'i temsil etti. Hakikate ufaşmanın neticesi ise 'huzur' ve saadettir. Bütün bu kavramlar, varlıklarını ve gerçekliklerini 'hakikatler hakikati' Cenab-ı Hak'tan kazanarak var olurlar.

    Tasavvuf Metafiziği (Miftahü'l-Gayb), büyük metafizikçi Sadreddin Konevi'nin insan-Allah ve alem ilişkilerinde 'hakikat' meselesini ele aldığı İslam metafizik geleneğinin başyapıtıdır.

    - Ekrem Demirli

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    Hz. Peygamber ‘Allah'ım! Bana eşyanın hakikatini olduğu hal üzere göster buyurur. Günlük meşguliyetler içerisinde ruhumuzun en  derininde gizlenmiş en saklı talebimizi bundan daha iyi özetleyecek bir cümle olamazdı herhalde! 'Eşyanın hakikatini olduğu hal üzere görmek insanlığın kendini ifade edebildiği devirlerden beri aradığı idealdir. Mitolojiler üzerindeki araştırmalar bu metinlerdeki temel meselenin 'hakikati arama' olduğunu gösteriyor. Platon'un 'mağara' istiaresinin ana sorunu gölgelerle yetinmek yerine 'hakikati tanıma' cesaretini göstermenin insanı insan yapan yegâne imkân olduğuydu. Hakikati arama talebi farklı bilim ve düşünce havzalarının izlerini taşıyarak islan metafizik geleneğinde nihai formunu buldu. Bu gelenekte artık hakikat arama arzusu büyük filozoflara mahsus bir ayrıcalık değil, her bir ferdir peşinde olduğu bir 'insanlık ödevi' sayıldı. 'Hakikat' farklı bağlamlarda yeni isimler kazanarak Müslümanların-hayatının merkezine yerleşti: İnsan-Allah ilişkisinde sahih iman ve marifet, ferdi ve içtimai fiillerimiz için 'adalet', sanat ve estetik alanında ise 'güzellik' kavramı 'salt hakikat'i temsil etti. Hakikate ufaşmanın neticesi ise 'huzur' ve saadettir. Bütün bu kavramlar, varlıklarını ve gerçekliklerini 'hakikatler hakikati' Cenab-ı Hak'tan kazanarak var olurlar.

    Tasavvuf Metafiziği (Miftahü'l-Gayb), büyük metafizikçi Sadreddin Konevi'nin insan-Allah ve alem ilişkilerinde 'hakikat' meselesini ele aldığı İslam metafizik geleneğinin başyapıtıdır.

    - Ekrem Demirli

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >