Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Saatler

    Yayınevi : Turkuvaz Kitap
    Yazar : Simon Garfield
    ISBN :9786257231305
    Sayfa Sayısı :344
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14x21 cm
    Basım Yılı :2021
    312,50 ₺
    250,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Bir saati gizlemek için en iyi yol neydi? Başka bir saat!”

    Daha önce renklerin, fontların, haritaların, insanların kullandığı en eski iletişim yöntemi olan mektupların tarihini yazan ve her kitabında beklenmedik, şaşırtıcı konulara eğilen tanınmış gazeteci yazar Simon Garfield bu kez zaman kavramına dair tutkumuzu mercek altına alıyor.

    Otomobil fabrikalarından saat ustalarının tezgâhlarına, sanat eserlerinden film rulolarına, müzik stüdyolarından şehir merkezlerindeki yapılara kadar hayatımızın her alanında zamanın kısıtlı çerçevesi içinde yaşıyoruz. Bu çerçevenin dışına çıkmamızın şimdilik bir yolu yok gibi görünüyor. Ne var ki kimileri alternatif takvimler, on-saatlik kadranlar ya da bundan binlerce yıl sonra çalacak saatlerle bu sınırları zorlamanın peşinde.

    Zamanla ilgili takıntılarımızın olduğu ortada. Sürekli olarak onu ölçmeye, kontrol etmeye, satmaya, filme almaya, ölümsüzleştirmeye, en nihayetinde ona bir anlam vermeye çalışıyoruz. Saatler işte tüm bu çabalarımızın bir özetini sunuyor.

    “Bir saati gizlemek için en iyi yol neydi? Başka bir saat!”

    Daha önce renklerin, fontların, haritaların, insanların kullandığı en eski iletişim yöntemi olan mektupların tarihini yazan ve her kitabında beklenmedik, şaşırtıcı konulara eğilen tanınmış gazeteci yazar Simon Garfield bu kez zaman kavramına dair tutkumuzu mercek altına alıyor.

    Otomobil fabrikalarından saat ustalarının tezgâhlarına, sanat eserlerinden film rulolarına, müzik stüdyolarından şehir merkezlerindeki yapılara kadar hayatımızın her alanında zamanın kısıtlı çerçevesi içinde yaşıyoruz. Bu çerçevenin dışına çıkmamızın şimdilik bir yolu yok gibi görünüyor. Ne var ki kimileri alternatif takvimler, on-saatlik kadranlar ya da bundan binlerce yıl sonra çalacak saatlerle bu sınırları zorlamanın peşinde.

    Zamanla ilgili takıntılarımızın olduğu ortada. Sürekli olarak onu ölçmeye, kontrol etmeye, satmaya, filme almaya, ölümsüzleştirmeye, en nihayetinde ona bir anlam vermeye çalışıyoruz. Saatler işte tüm bu çabalarımızın bir özetini sunuyor.

    >