palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sınıfın Gizli Yaraları

    Yayınevi : Heretik Yayıncılık
    ISBN :9786059436304
    Sayfa Sayısı :269
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    450,00 ₺
    396,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Sadece ekonomik bir sömürüye tabi olduğunu ve düşük bir ücretle yaşamak zorunda bırakıldığını biliyorsak bir işçi hakkında çok az şey söylüyoruz demektir. Ama kıyafetinden ve konuşmasından dolayı küçük görülmekten korktuğunu, nasırlaşmış ve büyük ellerinden utandığı için başka insanların yanında ellerini saklamaya çalıştığını, çocuklarının kendisi gibi işçi olmasını istememesine rağmen işçi olduklarını görüp üzüldüğünü, üst-orta sınıftan insanların çoğu zaman kendisine selam vermeden geçip gittiğini, kendisine saygı gösterilmezken başkalarına sürekli saygılı davranmak zorunda kaldığını, ona ismiyle hitap edilirken başkalarına “bey” demek zorunda olduğunu biliyorsak, işçi olmanın kültürel anlamı konusunda çok daha fazla şey söylüyoruz demektir.

    Sennett ve Cobb, Sınıfın Gizli Yaraları başlıklı elinizdeki bu çalışmada “hayatın sadece ekmekle yaşanmadığına” ilişkin yığınla örnek sunmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın önemi, sınıf bilincinin tek belirleyeninin işçilerin üretim sürecinde yaşadıkları deneyimlerden ibaret olmadığını, buna ek olarak işyeri dışında girilen toplumsal ilişkilerin, gündelik yaşam pratiklerinin, kültürel değerlerin sınıf bilincinin şekillenmesinde oldukça önemli olduğunu göstermesinde yatmaktadır.

    Sadece ekonomik bir sömürüye tabi olduğunu ve düşük bir ücretle yaşamak zorunda bırakıldığını biliyorsak bir işçi hakkında çok az şey söylüyoruz demektir. Ama kıyafetinden ve konuşmasından dolayı küçük görülmekten korktuğunu, nasırlaşmış ve büyük ellerinden utandığı için başka insanların yanında ellerini saklamaya çalıştığını, çocuklarının kendisi gibi işçi olmasını istememesine rağmen işçi olduklarını görüp üzüldüğünü, üst-orta sınıftan insanların çoğu zaman kendisine selam vermeden geçip gittiğini, kendisine saygı gösterilmezken başkalarına sürekli saygılı davranmak zorunda kaldığını, ona ismiyle hitap edilirken başkalarına “bey” demek zorunda olduğunu biliyorsak, işçi olmanın kültürel anlamı konusunda çok daha fazla şey söylüyoruz demektir.

    Sennett ve Cobb, Sınıfın Gizli Yaraları başlıklı elinizdeki bu çalışmada “hayatın sadece ekmekle yaşanmadığına” ilişkin yığınla örnek sunmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın önemi, sınıf bilincinin tek belirleyeninin işçilerin üretim sürecinde yaşadıkları deneyimlerden ibaret olmadığını, buna ek olarak işyeri dışında girilen toplumsal ilişkilerin, gündelik yaşam pratiklerinin, kültürel değerlerin sınıf bilincinin şekillenmesinde oldukça önemli olduğunu göstermesinde yatmaktadır.

    >