Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Süheyla

    Yayınevi : Epsilon Yayınları
    Yazar : Ahmet Erol
    ISBN :9786051736181
    Sayfa Sayısı :160
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    225,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Ahmet Erol’un yazarlık hayatındaki kırkıncı yılı taçlandıran Süheyla’nın, sahne yerine kitap sayfaları üzerinde sergilenen bir oyun olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bakış açısına göre, olağanüstü veya sıradan sayılabilecek hayatlarıyla meşgul olan karakterlerin kendi öykülerini anlatmaya ilk kez fırsat bulmuşcasına, coşkuyla konuşması da bundandır belki... Sırları, acıları, aklın alabileceğinden de büyük kıyımları ve yaşananların kefareti sayılabilecek kavuşmaları konu eden Süheyla, insanoğlunun kendine layık gördüğü acımasız evrenin bir tasviri.

    “Hep benim romanımı yazmak istediğini söylerdin. Bunları bilmeden her roman eksik olurdu... Yaşananlar yaşandı, öyle ya da böyle. Belki de artık susmak zamanı. Yeni şeyler söylemeye zaman, güç ve ömür kalmamışsa, ateşe verilmiş bir gemi limandan ayrılıyorsa, susmaktan daha erdemli ne olabilir ki? Susuyorum. Yüreğimdeki sevginle sonsuza dek dudaklarımı mühürlüyorum ve tüm dünyaya ya­şadığım en müthiş şeyin sen olduğunu haykırıyorum.”

    Ahmet Erol’un yazarlık hayatındaki kırkıncı yılı taçlandıran Süheyla’nın, sahne yerine kitap sayfaları üzerinde sergilenen bir oyun olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bakış açısına göre, olağanüstü veya sıradan sayılabilecek hayatlarıyla meşgul olan karakterlerin kendi öykülerini anlatmaya ilk kez fırsat bulmuşcasına, coşkuyla konuşması da bundandır belki... Sırları, acıları, aklın alabileceğinden de büyük kıyımları ve yaşananların kefareti sayılabilecek kavuşmaları konu eden Süheyla, insanoğlunun kendine layık gördüğü acımasız evrenin bir tasviri.

    “Hep benim romanımı yazmak istediğini söylerdin. Bunları bilmeden her roman eksik olurdu... Yaşananlar yaşandı, öyle ya da böyle. Belki de artık susmak zamanı. Yeni şeyler söylemeye zaman, güç ve ömür kalmamışsa, ateşe verilmiş bir gemi limandan ayrılıyorsa, susmaktan daha erdemli ne olabilir ki? Susuyorum. Yüreğimdeki sevginle sonsuza dek dudaklarımı mühürlüyorum ve tüm dünyaya ya­şadığım en müthiş şeyin sen olduğunu haykırıyorum.”

    >